Dün 27 yaşında genç bir polis memuru 26 suçtan kaydı bulunan bir şahıs tarafından şehit edildi. Cinayet zanlısının 26 suç kaydının olduğu ve buna rağmen serbest dolaşması, yargı ve güvenlik sistemine yönelik ciddi sorgulamaları beraberinde getiriyor.
Genç bir kadın polis memurumuz 26 suç işleyen ve dışarıda olmaması gereken biri tarafından öldürüldü. Ceza sistemi? İyinin kötü tarafından ezilmemesine yarayan hukuk kuralları?
Bir bireyin, devletin polisinin 26 suçtan kaydı olmasına rağmen nasıl hala dışarıda olabildiği sorusu, hukuk sistemine yönelik güveni sarsan bir sorudur. Suçluların caydırıcı cezalar almamış olması ve bu durumun devam etmesi kabul edilemez bir tabloyu gözler önüne seriyor.
Toplum olarak, bu tür suçların önüne geçmek için daha sert ve caydırıcı önlemler alınması gerektiği noktasında hemfikiriz. Şiddet geçmişi olan bireylerin sürekli göz önünde tutulmaması, yeni trajedilerin kapısını aralıyor.
“Adaletin en kötüsü geç tecelli edenidir. Sonunda hüküm isabetli olsa da geciken adalet zulümdür” demiş Orhan Gazi. Şeyda Yılmaz gibi genç bir kadının hayatı, bu denli büyük ihmaller sonucunda elinden alınmamalıydı. Hepimiz biliyoruz ki geç gelen adalet, adil değildir.