GAZETECİLİK BU MU?

Abone Ol

Enteresan düşüncelerimiz, enteresan insanlarımız ve enteresan kalemlerimiz vardır bu şehirde.

Kimsenin aklına gelmeyen(!) haberleri ve yazıları kaleme alan gazetecileri görünce inanın çok düşünüyorum.

En azından o haber üzerine kafa yormaya başlıyorum.

Sistem adına her hangi bir eleştiri yapamayan, gücün her zaman yanında olan, savunduğu kişinin rakiplerini kalemiyle bertaraf etmeye çalışan ve belden aşağı vuran tipleri sevmiyorum.

Kalemi bir üstünlük gören tipleri de sevmiyorum...

Hem ulusal basını hem de yerel basını takip etmeye çalışıyorum. Her gün çoğu konuda fikir alış verişi yapıyoruz.

Haberleri tartışıyoruz, yazılan bir makaleyi yorumlamaya çalışıyoruz.

Kısacası, üretilen her haberi anlamlandırmaya çalışıyorum.

Geçen gün bir yerel internet sitesinde Prof. Dr. İbrahim Gezer ile ilgili bir haber okudum.

Haberin neresinden tutarsanız tutun, anlam veremiyorsun.

Maksatlı bir “haber” olduğu, tamamen yıpratmak üzerine kurulu bir haber…

Haberin başlığı, haberin içeriğinden de kötü niyetle atılmış bir başlık.

Başlık aynen şu şekilde: Prof. Dr. İbrahim Gezer: 'Soru İşaretleriyle Dolu Bir Yaşam'

İbrahim Hoca’yı hiç duymayan biri bu başlığı okusa, inanın Hoca’nın geçmişinde suç işlediğini düşünür galiba. Bu nasıl bir başlıktır, bu nasıl bir töhmet altında bırakmaktır? Yaşamını sanki “başka” yollardan para kazanan biriymiş gibi hava verilmesini anlamlandıramıyorum.

Gazetecilik mesleğinin 29.yılını kutladığını ifade eden bir gazetecinin bu tür bir başlık atması normal mi?

İçi doldurulması gereken bir başlığın içeriği anlaşılır olmuş mu peki? Tam tersi, içerik tamamen “kanaat” üzerine inşa edilmiş. Bakın haberin spotu nasılmış:

“30 Mart Yerel seçimlerinde AK Parti’den Malatya Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday adayı olan ancak aday gösterilmeyen Prof. Dr. İbrahim Gezer’in her adımı soru işaretleriyle dolu.”

Siz buna gazetecilik mi diyorsunuz? Ne yapmış İbrahim Gezer, adam mı öldürmüş yoksa savunduğunuz insanları tedirgin mi etmiş, ne yapmış?

Haberin son cümlesi, bir gazetecinin kalemini bir üstünlük ibaresi görüp ve tehditvari kokan bir cümle:

“Haziran seçimleri öncesinde Prof. Dr. İbrahim Gezer’i daha yakından takip edeceğiz. 30 Mart’ta yaptığı hoyratça harcamaların kaynağını kamuoyu ile paylaşmadı ama genel seçimler öncesinde eğer siyasete atılırsa Flaş Haber olarak her saniye ve her ortamda Prof. Gezer’e sorularımızı sormaya ve cevap bulmaya gayret göstereceğiz”

Şu gayretinizi ve habere ulaşma aşkınızı(!) mevcut adaylar için de yapsanız da biz de sizi canı gönülden tebrik etsek…

“Eğer siyasete atılırsa” ibaresi açıkça tehtiddir. Bu habere gazetecilik refleksi ile yaklaşılmaz. Zaten gazetecilik refleksi ile yazıldığını düşünmüyorum.

Dedim ya, çok enteresan bir anlayışımız var maalesef…