Gaye yolda kalmak olmalı bir sonuca ulaşmak değil

Demrete b. Cündüb (ra); güzel bir sahabi kıssasından harikulade bir hisse…

Abone Ol

Demrete b. Cündüb (ra); güzel bir sahabi kıssasından harikulade bir hisse…

Hakkında ayet inen bu sahabinin adında ihtilaf olmakla birlikte, kaynaklarda daha çok Demrete b. Cündüb olarak aktarılmıştır [Örn. Esedu’l Ğabe, İbi Esir c3, s61]

Resûlullah Mekke’den Medine’ye hicret ettikten sonra çok yaşlı veya hasta olan az sayıdaki Müslüman Mekke’de kalmıştı. Bunlardan birisi de, o sırada hem hasta ve hem de yaşlı olan Demrete b. Cündüb adlı sahabidir. Ancak buna rağmen müşrikler arasında daha fazla kalmaya tahammül edemez ve bütün olumsuz koşullarına rağmen Peygamber’in yanına hicret etmeye karar verir. Gerçekten de hicret ediyor ancak yolda hastalığı ağırlaşıyor ve Peygamber’e kavuşmadan öleceğini anlıyor. Bunun üzerine durup avuçlarını birbirinin üstüne koyarak; “Allah’ım bu sana biatımdır.” der, sonra tekrarını yaparak; “Bu da peygamberine biatımdır.” der ve orada ölür.   

İşte bu olaya binaen; «Kim Allah yolunda hicret ederse, yeryüzünde barınacak çok güzel ve bereketli yerler bulacak, genişlik (ve bollukla karşılaşacaktır). Allah’a ve Resulüne hicret yapmak üzere evinden çıkan, sonra kendisine ölüm gelip (bu dünyadan ayrılan) kişinin ecri ise, şüphesiz Allah’a (kalmıştır). Allah Bağışlayıcıdır, esirgeyip merhamet edendir.» diye buyuran Nisa Suresi’nin 4/100. ayeti iner. 

Bunun üzerine Peygamber ashabını toplar ve neredeyse bütün temel kaynaklarda geçen [Örn. Buhari hadis No. 1] o meşhur hadisi söyler: «Ameller ancak niyetlere göredir ve herkese kendi niyeti vardır. Artık kimin hicreti dünyaya ise, ona kavuşur, bir kadına ise, onu nikâhlar. Artık hicreti, hicret ettiğinedir.» 

O yüzden Allah ile muamelede aslı olan, bir sonuca ulaşmak değil, Allah’ın istediği yola girip yolda kalabilmektir. Zaten sonuçlar da insanın elinde değildir. Bu yol uzundur, bitmez ancak şaşırmadan yürüdüğün zaman, aslında hedefe ulaşmışsındır. Ondan dolayı Resûlullah bir hadiste; «Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa, sürekli olandır.» der [Buhari hadis No. 6464].

Kaldı ki bir sonuca varmak, sonlandırmak, nihayete erdirmek, tamamlamak demektir. Oysa Allah’ın yolunda bir nihayet yoktur, tamamlayıp sonu getirilecek bir yol değildir. O sebeple olsa gerek, Allah Teâlâ mü’minlere hiçbir zaman ulaşılamayacak bir hedef gösteriyor. Örnek olarak Enfal Suresi 8/39. ayeti okuyabilirsiniz. Mesela burada hiç fitnenin kalmaması ve herkesin sadece Allah’a ibadet etmesi hedef gösteriliyor. Hâlbuki hak ve batıl mücadelesinin kıyamete kadar devam etmesi, Allah’ın kevni bir yasasıdır.

Velhasıl amaç, yola girip orada kalmaktır ve yolda olanlara selam olsun.