Futbolun kuralı basit: Yanılınca yakarlar

Abone Ol

Bir gerçek var, futbol oynar gibi kazanmak futbol oynayarak kazanmaktan zordur.

Hele maçın tamamında ölü bir takım izlediysek. Yeni Malatyaspor pazar günü bir cebinden aldı, bir cebine koydu.

Cebinde kalanın tek puan olduğunu görürsek neler kaybettiğini hesaplamak hiç zor değil. Sarı kırmızılı ekibin kendi evinde iki puanı bıraktığını mı başrole taşımalıyız, yoksa Kartalspor'un bir puanı söke söke aldığını mı?

Futbolun kuralı basit “yanılınca yakarlar”. Yananların hatası kadar yakanların ustalığı da hesaba katılmalıdır.

Sezar'ın hakkını Sezar'a verelim, Kartalspor hak ederek puanı kazandı.

İlk yarı boyunca Mustafa Uğur'un hastalıklı rüzgârına kapılmış bir gribal Yeni Malatyaspor izledik.

Ne futbola yakışan bir organizasyon ne de konuşulacak bir pozisyon. Yeni Malatyaspor’da orta saha oyuncuları topu ayaklarında gevelerken kanatlar da sessiz film gibiydi. Kartalspor daha mücadeleciydi, stoper kaptan Onur sahadaki en güçlü adamdı. Sarı kırmızılı forvetlerin ipliğini pazara çıkardı.

İkinci yarıda maç tamamen Mustafa Uğur'un himayesine girdi. İçindeki “küçük balığı büyük denizlerde yüzdüremeyen teknik adam” beceriksizlik sendromunda boğuldu.

Oyuna, kazanma hamleleri yerine kazanamama hamleleri yaptı. Takımın kibar çocuğu Hüseyin Kar'ı yeniden keşfetti. Emre Öztürk'ü asistanı gibi yanında oturttu. Haftalardır yüzüne bakmadığı mental olarak bitirdiği Eren'i sahaya sürdü. Ölü taklidi yapan Caner Ağcayı sahada tuttu (sahi ya Caner'in sözleşmesinde her maç oynayacağım diye bir maddemi var!). Sahada vurucu tim gibi gezinen Onur Acar'ı kenara aldı, bizler tribünden kendisi kulübeden seyretti.

“Futbol mücadeleyi sever, galibiyet alın terini”. Geçen haftalarda oynamadan alınan puanlar galiba alışkanlık haline geldi. Ben teknik direktörümüzün maç sonu verdiği demece katılmıyorum, “Yok böyle kazalar olurmuş”, “dünyada sürekli kazanan bir takım olmazmış” vs vs… Şimdi bende ilave ediyorum, “oynanan oyundan memnunum”, “salladık ama yıkamadık”, “çok şanssızdık”, “kaleci panter kesildi”..

Geç bunları, böyle masallara Malatyalının karnı tok! Sen kamuoyuna daha gerçekçi ve doyurucu demeçler vermelisin. Çünkü Kartal takımının bedeli senin 2,3 oyuncuna eşdeğer. Kısaca karşındaki boksör 50 kilo sen ağır sıkletsin.

TEKNİK ADAM KRİTERİ

Önce bir teknik direktörü daha büyük teknik adam yapan kriterlere bakıp, bir analiz yapalım.

Dünyada tüm teknik adamlar 3 kriterden mesuldür.

1- 24 oyuncuyu sevk ve idare

2- Genel bir oyun planı ve taktik stratejisi belirleme

3- Fizik kondisyon-sağlık sisteminin düzgün işleyişi

“İyi teknik adamı” sıradanlardan ayıran ise bu 3 maddeyi başarıyla uygulaması ve 4. kriter olarak eklenen oyun içindeki hamle yeterliliğidir. “İyi teknik adam” olacaksanız hem 4 maddeyi uygulayabileceksiniz hem de maçlara ve rakibe göre strateji belirleyeceksiniz. Ayrıca hücum aksiyonlarında “özgürlük ve bireysel yetenek” dışında farklı metotlar uygulayabilmelisiniz.

Şimdi soruyorum. Yeni Malatyaspor’un oynadığı 5 müsabakaya bakarak, “pas oyununu iyi oynuyor mu?”, “fizik kondisyon olarak yeterli düzeyde mi?”, “genel bir oyun planı var mı?”, “sıkışan oyunlara farklı bir strateji geliştirildi mi?”, “rakibi şaşırtan hücum aksiyonları yapılıyor mu?”, (bireysel yetenek dışında) ve kulübeden oyuna yapılan oyuncu hamleleri doğru muydu?” Kararı siz değerli Malatyaspor kamuoyuna bırakıyorum.

Sonuç olarak...

Kartalspor karşısındaki Yeni Malatyaspor’un teselli ikramiyesi: yenemedik ama yenilmedikte. Bu takımın ligde oyun olarak 5 maçlık serüvenine bakın ve oynağı rakiplere, tabii ki dibine kadar destek verilecek ama gerçeklerde görülecek. Bu maç Yeni Malatyaspor’un okuması gereken ders kitabıydı. Her zaman aynı rüyayı göremezsin, hele oynamadan kazandığını zannederek uyukluyorsan. Pazar günü ile yüzleşmesi gelecek haftaların aydınlığı için gereklidir. Sahada sözde var görünüp itiraz etmeyenlere de bir sözümüz olacak, lütfen Aydın Çetin'in sırtından inin, çünkü yel değirmenleri oldukça, buğday öğütmek de ekmek yapmak da kolaydır. Gözüken bir şey var ki, Yeni Malatyaspor’un yel değirmeni Aydın ama bütün futbolcuların ekmeğini taştan çıkarmaları gerekir.