Futbolda ne değişti?

Abone Ol

Yaklaşık 45 yıldır Malatya’da profesyonel ve amatör sporu yakından takip eden biriyim.

Bu süre içinde Malatya sporuna birçok Malatya sevdalısı abilerimin hizmet ettiğine bizzat şahit oldum. Şimdi bu abilerimin çoğu spordan kopmuş artık sporu sosyal medyadan takip ediyor…

Ben 1978 yılında muhabirliğe başladığım dönemde 15 yaşındaydım.

Spora daha önce hizmet eden abilerimi çocuk olduğum için hatırlamıyorum. 17-18 yaşlarına geldiğim dönemlerde sporu daha iyi takip etmeye başladım.

O dönem Malatyaspor ve Malatya amatör maçlarını hiç kaçırmazdım.

Cumartesi ve pazar günlerini iple çeker Sümer ve Şeker stadında Mehmet dayının ciğerini yer ve Karagücü, Emniyet, Köy Hizmetleri, Orduzu Marif, Battalgazi,Tekelspor, Şekerspor, Sümerspor, Boztepespor, Karakavak, Adafıspor, Ataköy, Malatya İdmanyurdu, Malatyagücü, Demirspor, Maliyespor vs. takımlarının maç saatlerini dört gözle beklerdim.

Maç öncesi hakem ve takım kadrolarını alır fotoğraflarını çeker gazeteye bazen araç bulamadığımda yayan olarak baskıya yetiştirir ve fotoğrafları banyoya girerek en güzel fotoğrafları kullanırdık.

Bazen Malatyaspor maçlarını takip etmek için deplasmana gider ve iki gün sonra ilimize dönerdik.

Bazen de taraftarların araçlarıyla ilimize döner maçları gazeteye yetiştirmeye çalışırdık. Malatyaspor’un namaglup olduğu dönemlerde hem kamera hem fotoğraf çekimi ile bayağı zorlanıyordum.

O dönemlerde televizyon olmadığı için bazen PTT aracıyla maçların skorlarını bildirir, PTT önünde Malatyasporlu taraftarlara skorları verirdik ve büyük emekler sonunda 1984 futbol sezonunda Malatyaspor, namaglup olarak şampiyon oldu.

Tabi ki o dönemlerde Malatya birlik ve beraberlik içerisinde bir bütün halinde şampiyonluğa ulaşmıştı.

Rahmetli Nurettin Soykan’la yaptığım röportajda “İşte Malatya’nın gücü taraftar STK’lar, belediye başkanları, ilçe başkanları ve gazetecilerin bütünleşmesiyle Malatyaspor şampiyon oldu” demişti…

O kadar bir güven ortamı vardı ki futbolcu arkadaşlar paralarını yöneticilere teslim ederdi.

Bu konuyla ilgili yazılacak o kadar şeyler var ki fazla zamanınızı almak istemiyorum. İşte şu dönemde sevgili Saffet arkadaşımın yazdığı güzel bir yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Siyasetçilerin kulüplere yönetim atadığı, teknik adam ve futbolcu gönderdiği, yönetimlerin teknik adamlara müdahale ederek kadro kurup taktik verdiği, teknik adamların sportif direktör getirdiği, TFF MHK kendi adamlarını bir üst klasmana çıkardığı, gözlemcileri kendi kafalarına göre değerlendirdiği,

Futbolcuların kendi istediği teknik adam getirdiği ve transfer yaparak kadro kurduğu, futbolcu menajerlerinin teknik adam ve yöneticilerle ortak olduğu, yöneticilerin kulüpleri kendilerine borçlandırdığı içinden çıkılmaz çok bilinmeyenli denklemin olduğu bir futbol ülkesiyiz. O yüzden kulüp olarak takım olarak hakem olarak gözlemci olarak bu sene hiç iyi değiliz”

Sonuç ne olur bekleyip göreceğiz.