“Futbol bitti, rezalet başladı”

Abone Ol

Yeni Malatyaspor çöktü mü?
Evet.
Ama asıl çöküş kasada değil, kafadaydı.
Kasada para olmayabilir; kredi çekersin, birini kandırırsın, halledersin.
Ama kafa boşsa, hele içine biraz kibir, biraz cehalet, bolca hadsizlik doldurulmuşsa…
O işin kredisi yok.

Ve işte o kafalardan biri:
Nusret Çaylak.
Eskiden “yönetici” derdik, artık “Yönetici görünümlü YouTuber ” desek daha yerinde.
Kendisi Adil Gevrek döneminde kulüpte görev almış, yani CV’sine “Malatyaspor’a katkı sağlamamış olmakla katkı sağladım” yazabilecek düzeyde bir figür.
Ama esas performansını geçtiğimiz gün Facebook canlı yayınında gösterdi.

Turan Kopal isimli bir diğer kulüp yöneticisi, canlı yayında cümleyi yapıştırdı:
“O…’ya para gösterilir.”
Yani halkın takımı, bir anda pavyon benzetmesine kurban gitti.

Yetmedi.
Sahneye Nusret Çaylak çıktı.
Yayına bağlandı. Kameraya baktı. Ve tarihe (!) geçecek cevabı verdi:
“Ben o…’yum, bana göster!”

Bak sen!
Bu da bizim yönetici.
Ne dediği belli değil, neye itiraz ettiği meçhul, neyi savunduğu daha da karanlık.
Kendine hakaret mi ediyor, yoksa o hakaretin içinde yer kapmaya mı çalışıyor, çözen beri gelsin.
Ama bir şey net:
Bu artık sıradan bir zihin bulanıklığı değil; bu bildiğin kendini gönüllü olarak yerin dibine kazmak.

Bu şehirde insanlar çocuklarına top sahası bulamazken, Nusret Çaylak çıkıp kameraya “Ben o…’yum, bana göster” diyor.
Ve kimse kalkıp demiyor ki:
“Kardeşim, sen ne anlatıyorsun? Ne yayını bu?”

Ama tabii ki demiyorlar.
Çünkü biz alıştık.
Bu şehirde en yüksek ses, genellikle en boş kafadan çıkar.
Müteahhit konuşur, menfaatçi bağırır, ekran kabadayısı bağırır.
Sesi çok çıkan haklı sanılır, ekranı olan yönetici zannedilir.

Bir dönem Malatyaspor’da yöneticilik yapmışsın; şimdi sosyal medya canlı yayınlarında ahlak katliamı yapıyorsun.
Ve hâlâ konuşabiliyorsun.
Neden?
Çünkü bu şehirde “rezil olmak” artık bir kariyer planı.
Nusret gibiler bize bir şey öğretti:
Bazıları yalnızca düştüğü için değil, düştüğü yerden keyif aldığı için kalkmaz.

Buradan bir öneri sunuyorum:
Ey Nusret! Kulüp işleri sana göre değil.
Ama mizah?
O sende bol.
Çık “Malatya Stand-Up Geceleri” yap.
İlk gösterinin adı belli:
“Ben o…’yum, bana göster.”

Fakat dikkat et:
Güldüren bir adam değilsin.
Seninle gülünecek bir şey kalmadı.
Gülünçsün ama komik değilsin.
Senin esprine artık sadece mide bulanıyor.

Son söz:
Malatyaspor’un mezar taşına seni yazmak istiyoruz.
Ama o mezar taşı mermerden olur, ağırlık ister.
Senin adın en fazla bir WC kapısına yazılır, sprey boyayla, üstüne gülen surat çizilmiş hâliyle.
“Ben o…’yum, bana göster “
İşte bu cümle, futbol tarihimize kara harflerle yazıldı.
Ama unutma:
Bu rezilliğin suçu sadece sende değil, seni izleyip kahkaha atanlarda da.