Fırtına

Abone Ol

Erol Bulut, 90’lı yılların en iyi sol beklerinden biriydi.
İlk antrenörlük deneyimine başladığı Yeni Malatyaspor’a, teknik direktör olarak göreve geldiğinde Malatyaspor keskin bir virajda kaptansız ilerlemeye çalışıyordu.
Dümene geçer geçmez gemiyi istenilen limana başarılı bir şekilde getirdi.
Yeni sulara yelken açtığında da aynı kararlılıkla devam etti. Bugün yılın en iyi çıkış yapan antrenörü ödülünü aldı. Bu gurur Erol Bulut’un, ona bu ortamı hazırlayan Yeni Malatyaspor da bu gururun ortağı.
Bu başarı serüveni umarım Türkiye Kupası’yla taçlandırılır. Hem Malatyaspor’un hem de Erol Bulut’un buna büyük ihtiyacı var.
Alanyaspor, Türkiye Süper Ligi’nin en enteresan takımlarından biri; yerli-yabancı uyumunu sağlamış sıkı bir takım.
Böyle takımlara karşı oynamak da, puan almak da zordur.
Kâğıtta zor gibi görünen maç golle başlayınca, “İyi bir maç izleyeceğiz,” sevinci yarattı.
Ama sevincimiz 20 dakika sonra hüzne dönüştü. Ne olduysa o 20 dakikalık bölümde oldu.
Goller, penaltılar, kaçanlar-kovalayanlar, atılanlar derken o bölümden sonra fark edildi: Kadronun ağır abileri, Aleksic ve Donald yedek kulübesinde, işin organize bölümünü yapan Guilherme bu durumdan olumsuz etkilendi.
Rakip 10 kişi kaldıktan sonra ismini bilmediğim bir tuhaflık çöktü takımın üstüne. Soyunma odasında kavga mı, tartışma mı bilinmez; Guilherme çıktı oyundan.
İkinci yarı 10 kişi oynayan Alanya hem daha iyi çıktı hem de iyi savunma yaptı. Efecan’ın kaçırdığı pozisyon maçın kader anıydı.
Kamara, Malatyaspor taraftarının gönlünde açtı bir yara. Atması o kadar kolay bir golü kaçırdı ki herkes tuzla buz. O pozisyon çok etkiledi herkesi; kaçan penaltı ise bunun göstergesi.
Zihinsel bir yorgunluk, bir hareketsizlik var. Geminin kaptanları fırtınada dümen­de olur.
Fırtına öncesinde de vaziyet alır. Mürettebat kaptanın dü­mende olmasını sevmez, fırtına öncesinde görmeye ise bayılır.
Bu süreci darbesiz atlatmak iyi olacaktı.
Beraberlik kötü sonuç değil ama fırtına girdaba dönüşürse o beter işte.