Ramazan ayı, Allah-u Teala kullarını affetmek, bağışlamak ve de mükafatlandırmak için tanıdığı bir fırsat veya bir kampanyadır.
La teşbih, teşbihte hata olmaz, derler. Bazı zamanlarda esnaflar kampanyalar düzenlerler, tabi bu kampanyalarda hem fiyat cazibesi var hem de ödeme kolaylığı var. İnsanlar da bu kampanyayı kaçırmamak için ellerinden geleni yaparlar, eğer o eşyaya ihtiyacı varsa bu kampanya dâhilinde alırlar.
Değerli okurlarım Ramazan ayı da aynen böyle. Allah da kullarını affetmek için adeta bahaneler ortaya koymuş ve çok büyük sevapların çok kısa zamanda kazanılacağını beyan etmişlerdir.
Örnek olarak Peygamber Efendimiz (s.a.v), “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek bir gün oruç tutsa Allah onun geçmiş günahlarını bağışlar” buyuruyor.
Yine Efendimiz (s.a.v), “Kim bir oruçluya iftar ikram ederse Allah ona oruçlunun tutuğu oruç kadar sevap verir. Oruçlunun sevabından da hiç eksiltme yapmaz. O oruç tutan mümin de tutuğu orucun sevabını aynen alır” buyuruyor. İşte bu iki hadisi şerife baktığımızda Cenabı Hakk’ın rahmetinin bir tecellisi olan Ramazan ayı bir fırsatı ilahidir.
Değerli okurlarım tabii ki Ramazan ayı mümine Allah’ın bir ikramı ve bir fırsatıdır. Ama bu ikramdan ve bu fırsattan faydalanmak için de bu fırsatın, diğer bir ifadeyle bu kampanyanın şartları var. Eğer biz bu şartlara uyarsak, bu fırsattan veya bu kampanyadan faydalanabiliriz. Aksi takdirde bu fırsatı ilahiyi veya bu kampanyayı kaçırırız ki bu da bize çok pahalıya mal olabilir.
“Neden?” diyeceksiniz çünkü önümüzdeki Ramazana kavuşacağımıza veya sağlığımızın yerinde olacağına kısaca oruç tutacağımıza hiçbir garantimiz yok.
Herkes şöyle bir etrafına baksın. Geçen yıl Ramazan ayında olup da bu Ramazan’da olmayanları göreceksiniz.
Mesela benim on yaşındaki oğlum geçen yıl vardı. Orucu öğleye kadar tutar ve böylece kaç tane öğleye kadar tutmuşsa toplardı. Derdi ki, “Baba ben on tane oruç tuttum.” Ama bu Ramazan’da benim oğlum yok artık ve bana gelip, “Baba ben öğleye kadar oruç tutsam oluru mu?” sorusunu da sormayacak.
Aynen bende olduğu gibi sizlerin de yakınında geçen Ramazanda olup bu Ramazan olmayan yakınlarınız ve komşularınız vardır. Veya geçen yıl sağlığı yerinde olup, orucunu tutup güzelce bayramını yapanlar vardı ama bu yıl Ramazana kavuşmalarına rağmen sağlıkları müsaade etmediği için oruç tutamıyorlar.
Onun için değerli okurları Allah’ın bu mübarek fırsatını veya kampanyasını çok iyi değerlendirelim. Bu fırsatın sonunda da hediyemizi almamız lazım.
Değerli okurlarım bir Cuma günü Efendimiz (s.a.v) hutbeye çıkarken birinci, üçüncü ve beşinci basamakta amin diyor. Daha sonra sahabiler hikmetini soruyorlar. Efendimiz(s.a.v) şöyle buyuruyor: “Cebrail geldi bana dedi ki senin ismin okununca sana salavat okumayanın burnu yerde sürünsün ve rezil olsun. Ben de amin dedim. Yine Cebrail (a.s) anne ve babası yanında ihtiyarlayıp da anne ve babasını memnun ve razı etmeyenin yüzü yerde sürünsün ve rezil olsun dedi, ben de amin dedim. Ve yine Cebrail (a.s), ‘Ya Resulullah Ramazan ayına yetişip de bu ayda günahlarını affettirip Ramazanın sonuna kurtuluşu kazanamayanların da burnu yerde sürünsün ve rezil olsun’ dedi. Ben de amin dedim.”
Onun için bu Ramazan fırsatını çok ama çok iyi değerlendirmemiz lazım .
İnşallah diğer yazılarımızda Ramazan’ı, bu fırsatı ilahiyi nasıl değerlendirirsiniz, sizlere anlatacağım.
Allah-u azimüşan yaptığınız tüm ibadetleri kabul etsin.
Allah’a emanet olun…