Susayan dudaklara nasıl merhemse su, susayan yüreklere de aynı merhemi taşır huzur.
Hep aynı haberlere uyanmak; Dolar, Euro, TL derken içimiz dışımız ekonomi oldu.
Dolar düşecek mi, çıkacak mı? Yok yüzde on indirim var, enflasyon düşük gösterilecek, maaşlara az zam yapılacak, sen kredi kartını ne yaptın, bankadan beni de aradılar, ben taksit yaptırdım, eşim koltuk takımlarını yenileyecek, mağazalara baktık ateş pahası, akrabanın düğünü var çeyrek altın uçmuş nasıl takacağız, doğalgaza zam gelmiş kış kapıda…… gibi rutin konuşmalarımız oldu ve şöyle bir oranlamalara bakarsak gün içinde konuşmalarımızın yüzde ellisinden fazlası para ve eşya olmuş.
Peki, bu bize ne getiriyor? Tabi ki de huzursuzluğu.
Her ne kadar aklımız mantığımız para ve yaşam dengesini algılasa da bizi hayata bağlayan önemli bir organımız daha var, bizim KALBİMİZ. Ve inanın kalbimiz huzurla beslenir huzuru da sadece parayla bulamayız, huzur ailede başlar ve ailemiz sadece anne baba ve kardeşlerden oluşmaz; tüm akraba hatta komşularımızlar birlikte etkileşim içinde bulunduğumuz herkestir, çünkü kalbimizde herkesin bir yönü vardır.
Bırakalım hayatımızdaki bu kadar çok para lafını, ona harcayacağımız kuvveti ailemize harcayalım. Evet, işimiz olmalı, çalışmalı ve dahi para kazanmalıyız ama kazandığımız parayı çok önemsememeliyiz. Bunun yerine insanlara yatırım yapmalı, kuvvetli bağlar kurmalıyız, yoksa faizin kölesi durumuna düşeriz.
Nasıl mı? Bir sorun kendinize ve bakın çevrenize. Herkesin cebinde kredi kartı var, en ufak ihtiyaçta faizle ürün almakta ya da para çekmekte. Ve artık banka kredi notlarımızı hep yüksekte tutmak için çalışır olduk.
Eskiden herkesin cebinde kredi kartı yoktu, onun yerine hatır vardı. Hani şimdilerde mazide kalan eş dost akraba komşu hatrı ve bizim deyimlerimiz vardı: ‘KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇTIR’ DİYE VE İNANIRDIK KOMŞU DEĞERİNE. ŞİMDİLERDE KAPI KOMŞUMUZU TANIMAZ OLDUK. DEĞİL HATIR BİR SELAM BİLE VERMİYORUZ.
Akşam dolar sabah kaç lira olacak diye yatıp sabah ilk iş güncel banka faizlerindeki artışı araştırır olduk. Neymiş efendim ihtiyaç kredisi faizi şu kadar olmuş ev kredisi düşmüş, kalkmış.
Yani demem o ki ben de dahil hepimiz faiz belasının ağına düşmüş çırpınıyoruz. Bütçemizin çok üstündeki lüks hayatta yaşamaya çalışıyoruz ve sırf bu yüzden milyonlarca lira faiz ödemek için sabahtan akşama alın teri döküp faiz için çalışıyoruz.
Ve ben size demiş olayım bu faiz hayatımıza girdi gireli ne paramızın bereketi kaldı ne de ekmeğimizin tadı.
Bir çıkmazsa girmiş gibi dolanıp dururuz anca…