İlk yarının son haftasında Boluspor’a 3 – 1 mağlup olmamıza inanın çok üzüldüm. Galip geldiğimiz Şanlıurfa, Karşıyaka, Giresun maçlarını kaybetsek yemin ediyorum bu kadar canım sıkılmazdı. Bolu camiasını küçümsemiyorum ama ligin en kötü takımlarından birine 3 – 1 kaybetmeyi kabullenemiyorum. Eminim İrfan Buz’un da en fazla üzüldüğü mağlubiyet olmuştur.
*
Savunması, Bolu otobanı gibi olmuş, ligin en fazla gol yemiş takımından 3 gol yemek herhalde sadece bizim takıma mahsustur. Ligde birkaç hafta içinde 5-6 yiyen takım bize 3 attı, şaka gibi…
*
Deplasmanda en az gol yiyen ve en fazla puan toplayan Yeni Malatyaspor, hafta sonu ne oldu da fabrika ayarlarına döndü onu anlatayım.
*
Kadro kalitemizin düşük olduğunu, yabancıların takıma katkı sunmadığını defalarca yazdık. Buna karşın İrfan Buz ile haddini bilen, saha içersinde yardımlaşan, kompakt olup, senkronize hareket eden, önce gol yemeyip, sonra gol arayan anlayış gitmiş, açık futbol oynayan kapasitesinin dışına çıkmaya çalışan bir takım gelmişti.
*
Bu futbol ilk 35 dakikada beni fazlasıyla mest etti. Rakibe önde basan, hücuma kalabalık çıkan, dönen topların hepsini alıp tekrar sağlı sollu saldıran anlayış bir futbolsever olarak eminim herkese keyif verdi. Sadık’ın aşırı özgüveniyle başlayan hatalar zincirine, Vedat’ın müdahalesi de yetersiz olunca o dakikaya kadar hiçbir şey yapmayan Boluspor golü buldu.
*
İrfan’ın 6. asistiyle Hüseyin Kar’a attırdığı gol, tam da zamanında gelmişti ama hala haddinin dışına çıkan bir Yeni Malatyaspor vardı sahada, bir türlü ders almayan yaramaz çocuk gibi…
*
İkinci yarıda ise hep o bahsettiğimiz bu takımın gerçek gücü ve kalitesi ortaya çıktı. Hücum hattında çok şey üretmeye çalıştıkça, enerjisini çabuk bitiren Musa, önde basarak pozisyona girme gücünü yitiren Aydın, tüm bu kargaşanın içinde takımın akort ayarını düzeltmeye çalışan İrfan ve kendi çapında bir şeyler yapmaya çalışan Hüseyin Kar ikinci yarı çok yoruldukları için inisiyatif dahi alamadı.
*
Rakibin olağanüstü güzel 2. golü de gösterdi ki artık futbol şansı da Yeni Malatyaspor’un yanında değildi. Kötü bir Azubuıke performansına, oyuna girmesiyle çıkması bir olan Alex ile Akpabio’da eklenince zaten yine eksik oynamaya devam ettik. Kazandığımız maçları hatırlayacak olursanız, içerde ve dışarıda rakibi önce durduran, kendi oyununa ayak uyduran Yeni Malatyaspor daha sonra bir gol bulup sonuca gidiyordu. Ama Bolu’da bunun dışına çıkınca, sonuç kaçınılmaz oldu.
*
Ama bu mağlubiyetin hayırlı tarafları hayırsız taraflarından daha çok. Eğer kazansaydık play off potasına girip, belki bu yabancılara, zaman zaman dökülen bazı yerli oyunculara güvenip yola çıkacaktık. Cumartesi her şey kabak gibi ortaya çıktı. Kiremitten baca, bu kadrodan play off olmaz!
*
Anlayacağınız Bolu maçının ikinci yarısı bizim için çok güzel bir haddini bilme dersi oldu. Bu takımın orijinal, gerçek kapasitesi, ortaya çıktı. Ligin ilk maçı 1461 Trabzon karşılaşmasındaki fabrika ayarlarına geri dönüldü.
*
Yönetim ve teknik heyet en az 7 isabetli transfer yapıp, yerli film, yabancı film demeden 8 – 9 tane bilet kesmeli. Devre arasında yapılacak iyi bir revizyon Yeni Malatyaspor’un ligde kalmasını kolaylaştıracağı gibi belki de daha fazlasını yapmaya itecektir.