Eskicilik

Abone Ol

Sevgili okuyucularım merhaba…

Sosyal Medyada, WhatsApp gruplarında savaş var.

Bu savaşın kuralı, hukuku yok.

Atış serbest.

Kimliğini gizle,

Yalan yaz, haber uydur, olay uydur, rakam değiştir, iftira at…

Bu savaşın bir gönüllüleri vardır, bir de paralıları.

Paralılarına trol denebilir.

Bunların işi insanları kandırmak, yanlışa inandırmak, o yönde davrandırmak.

Bunlara büyük paralar ödenir.

Parayı verenin düdüğünü çalar.

Geçmişte, Türkiye’nin eski Bonn Büyükelçisi, NATO Daimi Temsilcisi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı

Onur Öymen, İnönü Üniversitesinde verdiği konferansta, “Türkiye’deki Sivil Toplum Örgütlerinin

çoğuna dışarıdan milyon Dolarlar ödenir.” “Türkiye’nin Sivil Toplum Örgütlerinin çoğu Avrupa

başkentlerinden yönetilir” demişti.

Çetin Altan da bir yazısında, “Dış dinamikler, Türkiye’nin iç dinamiklerine bin basar” demişti.

2018’de, Eski Belediye Başkanımız Naci Şavata’yla, Er TV’de, İsmail Demirci’nin programına konuktuk.

Bana, ‘İyi Parti başarılı olur mu?’ diye soruldu.

-‘İyi Partinin arkasında ABD var. Başarılı olur.’ kanısıyla Partiye bir ilgi var. ‘Arkasında ABD var’ doğru

ama ‘Başarılı olur’ yargısı yanlış. Çünkü Türkiye eski Türkiye değil. Köprülerin altından çok su geçti.

Türkiye, üniversitelerdeki, Emniyetteki, Silahlı Kuvvetlerdeki, Medyadaki, Bilim, Sanat, Kültür

alanındaki… ABD ajanlarının çoğunu temizledi. Televizyonda, konferans salonlarında, Kürsülerde

konuşarak, gazetelerde yazarak, haber yaparak, iktidar rüzgarını bir partinin arkasına katacak dış güç

maşaları yok şimdi. Varsa da eskisi gibi değil, az. Onun için o umutlar boşuna demiştim.

Türkiye’mizde Mayıs 2023’te seçim yapıldı, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildi, Ak Parti

268, CHP 169 milletvekili çıkardı.

Yani, Cumhur İttifakı Yasama Organında çoğunluğu, Yürütme Organında Başkanlığı kazandı.

Gelelim Malatya’ya…

Milletvekilliğinde, yedi milletvekilinin dördünü Ak Parti, birini CHP, birini de MHP kazandı.

İşte Türk Milletinin kendi kendini yönetme iradesi, işte Malatyalının iradesi.

Bundan dört ay kadar önce de, 31 Mart’ta da Mahalli Seçimler oldu.

Türkiye genelinde CHP daha başarılı oldu.

Malatya’ya gelelim.

Malatyalılar, Büyükşehir ve merkez ilçeler Yeşilyurt ve Battalgazi Belediye Başkanlıklarını yönetmeyi

Ak Partili adaylara verdi.

Şunlara da bakalım:

Seçimler, bu pahalılık koşullarında mı yapıldı? Evet.

Kahramanmaraş 7.7 ve 7.6’lık depremlerinden sonra mı oldu? Evet.

Vatandaşlarımıza ‘Ak Partiye oy vereceksin’ diye baskı, tehdit yapıldı mı? Hayır.

Parayla mı verdiler? Hayır.

Sandıklarda, sayım-dökümde hile yapıldı? Hayır.

Seçimler, yargı denetiminde, gizli oy, açık sayım yöntemiyle yapıldı mı? Evet…

Demek ki, söylenecek bir şey yok!

Öyleyse niye sonuçlar sindirilmiyor?

Niye, ‘Milletimizin kararı, başımız gözümüz üstüne. Çok çalışıp, gelecek seçimleri de biz kazanacağız

inşallah!’ denmiyor?

Ak Parti Mahalli Seçimlerde oyunun azalması üzerinde kafa yoruyor, toplantı üzerine toplantı yapıyor.

CHP’de Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimindeki başarısızlığının üzerinde kafa yorması, toplantı

üstüne toplantı yapıp, vakit geçirmeden, aldığı kararları hayata geçirmesi gerekmez mi?

İnşallah öyle yapılıyordur.

Türkiye’mizde darbeler dönemi kapandı.

Kapanan o kapı çelikten de olsa, anahtarları olmasa da sökülüp atılmalı.

Yerine aşılmaz, yıkılmaz, top işlemez taş duvar yapılmalı!

Bu duvar dediğim ekonomik kalkınma, bilimde, teknolojide… kendi yolunu kendisinin çizmesi, bu

yolda ilerlemesi, sözü, savı dinlenir Devlet haline gelmesidir.

Bu yol Mustafa Kemal Atatürk’ün tarif ettiği, Muasır Medeniyet Seviyesinin Üstüne Çıkma yoludur.

Ve kalbimle duyuyor, gözlerimle görüyor ve ellerimle tutup söylüyorum ki, Türkiye’miz bu yol

üzeredir ve emin adımlarla ilerlemektedir.

Şunu herkesin aklına koyması, aklından hiç çıkarmaması gerekir ki, Türkiye’de iktidara gelmenin,

iktidarda kalmanın yolu seçimden geçer.

Trolle, dış destekle, yalanla, hileyle, iftirayla, tehditle, sokak karışıklığıyla değil.

Bu yolu yol sananlar, kazandıklarından kat kat fazlasını kaybedeceklerini bilmelidir.

Çünkü, Türk Milleti, Türk Halkı, Nazım Hikmet’in dediği gibi,

Topraktan öğrenip

Kitapsız bilendir

Hoca Nasreddin gibi ağlayan

Bayburtlu Zihni gibi gülendir.

Ferhat’tır, Kerem’dir ve Keloğlan’dır.