Ertaç daha ne yapsın!

Abone Ol

Ligin ilk yarısındaki Alima Yeni Malatyaspor’u oyunsal olarak eleştirirken, bir gün o takımı mumla arayacağımız aklımın uzuna bile gelmezdi. İyi oynamaya çalıştıkça bocalayan, savunma yapmaya çalıştıkça pozisyon veren, orta sahada kalabalıklaşmaya başlayınca top kaptıran bir takım olduk.

Yeni transferle daha iyi olacağız derken, geriye gittik. Artık ne İrfan Buz’un dahi hamleleri ne de futbolun şansı bize uğramaz oldu. Dün Gaziantep Büyükşehir takımına karşı oynadığımız futbol ve aldığımız mağlubiyet dibine kadar hak edilmiş bir sonuçtu. Bu şehir bu oyunu, bu skoru hak etmiyor ayrı mesele ama dünkü oyun galibiyeti hak etmedi.

Rakipten çok mu koştuk?

-Hayır.

Rakipten çok mu pozisyona girdik?

-Hayır.

Rakipten çok mu istedik?

-Hayır.

Rakipten çok mu ikili mücadele kazandık?

-Hayır.

Rakipten çok mu iyi savunma yaptık?

-Hayır.

Soğuk havaya, pahalı biletlere, yıkık dökük stada rağmen maça gelmiş yaklaşık 5 bin futbolsevere ve sadece kaleci Ertaç’ın mücadelesine üzüldüm.

Bir kalecinin takımını ateşlemesi, ekibini oyunda tutması için daha neler yapması gerekir bilemiyorum. Gönül isterdiki sahdaki futbolcularımızın gayreti hiç olmazsa Ertaç’ın alın teri için biraz daha fazla olsaydı ama bunu göremedik.

İrfan Buz ligin ilk yarısında topladığı ekstra puanlarla inanılmaz bir kredi yakaladı ama bu maçta gördük ki maalesef onu çabuk tüketmeye başlamış. Öyle ya da böyle yeni transferlerle artık play off isteyen ve dün ‘Antep’i yenersek play off oynarız’ diyerek gelen taraftar, üzgün ve yıkılmış bir şekilde ayrıldı stattan.

15 günlük milli ara bizim uyumsuz takıma ilaç olacaktır. Bu süreçte çok yoğun eleştirilerin aksine takımın yeni transferleri ile iyi bir kamp geçirmesini ve ligde oynanacak Alanya ve Karabük maçlarının neticesini beklemek daha iyi olacaktır.

Aksini düşünmek bile istemiyorum…