ERKOÇ NİYE KAYBETTİ?

Abone Ol

Aslında Malatya Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini Sayın Hasan Hüseyin Erkoç’un kaybedeceğini bir seçime bir hafta kala dillendirdim.

Çünkü iş o kadar “nefis meselesi” yapıldı ki karşı tarafın yaptıklarına bakılmadı.

Mesela kaç hafta önce yazmıştım;

Erkoç, seçimi kesin kazanmış gözü ile bakıyor.

Ekibi de öyle bakıyordu.

O kadar rahattılar ki seçime son hafta kala şu açıklamayı okudum.

MTSO Meclis Başkanı Sami Payza aynen şunları söyledi:

“Bu bir parti seçimi değil, bu bir belediye seçimi değil. Biz burada toplantı başı aylık 1 TL huzur hakkı koyduk, değil, biz hiçbir zamanda girmedik. O arkadaşımız da bizim arkadaşımız, tavsiyem şudur kaldı ki 1 TL ile ayakkabı bile boyanmıyor. Yılda 12 lira eder. Biz neye karşı bu masrafları yapalım. Bizim esnafımız, sanayicimiz, tüccarımız bu billboardlara göre mi oyunu verecek. Bizim bu masraflara girmemiz mümkün kendisine, o masrafları billboardlara yapacağına kendisi bekardır, biz bu masraflarla kendisini evlendirelim”

Bu sözleri söyleyen bir ekibin seçimi kazanabilmesi mümkün değildi maalesef!

Ya da bu sözleri söyleyebilen bir ekibin “seçim kaybetme kaygısı” olmaması gerekirdi.

Dedim ya “fark atacağız” diyen bir ekibin fark yemesi bundan.

Sürekli Sadıkoğlu’na bi şeyler verdiler.

Sürekli hata yapan bir ekibin rakibine sürekli oy kazandırması, gibi oldu.

Bu hataların birikimi ve Sadıkoğlu’nun ekibini iyi organize etmesi ve en önemlisi PR çalışmasını muazzam yapması Erkoç ve ekibinin kaybı oldu.

Sayın Hasan Hüseyin Erkoç ve ekibi sürekli iyi paslar attı Sayın Oğuzhan Ata Sadıkoğlu ve ekibine…

Sayın Sadıkoğlu ve ekibi ise bu pasları her seferinde gole çevrdi.

Bu kadar nettir.

YANILDIM MI DİYEYİM?

Malum Malatyalıların yapmayacağı bi şeydir aslında “yanıldım, hata yaptım, yanlış yazdım” gibi ifadeleri…

Köşe yazarı arkadaşımız Didem Barut benim altı ay önce kendisini eleştirdiğim yazıma cevap vermiş dün.

Bu altı aylık gecikmenin sebebi sanırım seçim sonuçları…

Aynen şöyle demiş:

“O zamanlarda sevgili yazar arkadaşım Mahir Temur da kendi yazısında bana ‘Neden Sadıkoğlu biraz daha açar mısın?’ diye sormuştu.

Sandıklar açıldıktan sonra başkanlığı kesinleşen Oğuzhan Sadıkoğlu mütevazı kişiliği ile yaptığı birlik beraberlik konuşmasında ‘Ayrımcılık yok, biz kazananın da, kaybedenin de başkanıyız; hep beraber çalışacağız ve kazanacağız’ sözleri büyük alkış aldı.

İşte sevgili Mahir bu yüzden Sadıkoğlu”

Altı ay önce yazmış olduğum yazıyı buldum ve tekrar okudum.

Cevabım şu:

Keşke yanıldım deseydim. Yanılsaydım ya da yanlış yazsaydım bu köşeden rahatlıkla kendimi eleştirirdim.

Ama ben tarafsızlık gereği bir adayın kazanabileceğini bu köşeden söyleyebilmem için elimde yeterli derecede donelerin olması gerektiğini düşünenlerdenim.

Ama iyi tahmin etmişsin Didem Barut, tebrik ederim.

İNÖNÜ STADI MİNYATÖRÜ

Geçen çok anım olduğunu yazmıştım.

Kimin anısı yok ki İnönü Stadı’nda.

Herkesin bir köşesinde anısı olan bir yerin yıkılacağı artık kesin.

Oraya ne yaparsanız yapın…

Ama lütfen oranın küçücük bir bölgesine İnönü Stadı’nın bir minyatürünü yapın.

Ama tıpkı minyatürden bahsediyorum.

Eski kapalı da aynı olsun, kale arkası da…

Çocuklarımıza en azından minyatürden anlatırız.

Lütfen bunu yapın.