Enver Kiraz’ı kim desteklemiyor ki

Abone Ol

Kemal Sunal’ın “Koltuk Belası” filmini herkes hatırlar.

Aslında otuz yıl önce çekilmiş bu filmin ülkemizi halen nasıl anlattığının bir gerçeğidir.

Koltuktan vazgeçemeyenlerin, istifa kültürünün bu topraklarda yeşermediği ve kimsenin “kusurlu” olmadığı bir ülkede yaşıyoruz.

Geçen gün Malatya CHP’sinden haber merkezine düşen bildiriyi okuyunca “Koltuk Belası” filmi aklıma geldi ve otuz yıldır değişmeyen zihniyeti düşündüm.

Malatya CHP ilçe başkanları bir araya gelip çok anlamlı(!) bir açıklama yapmış…

CHP’nin 19 Aralık’ta olağan il kongresi var.

Tüm ilçe başkanları adına Yeşilyurt Merkez İlçe Başkanı Banu Özşen Sevil, sanki çok başarılıymış gibi mevcut İl Başkanı Enver Kiraz’ı tekrar il başkanlığı için önerdiklerini söylemiş.

Akıl tutulması yaşanıyor bence…

Malatya’da herhangi bir konu ile ilgili mesela “CHP’nin Malatya’da oyu sürekli niye düşüyor?” sorusu etrafında tüm ilçe başkanları özeleştiri yapamıyorken veya bir tespitte bulunamıyorken sürekli oy kaybettiren bir il başkanı etrafında tek ses olan Malatya CHP’sinin durumu siyaseten bitmiştir.

Sayın Banu Özşen Sevil’in şu açıklamasını lütfen iki kere okuyun…

“1 Kasım seçimleri laik demokratik Cumhuriyetin devamı, hukukun üstünlüğünün sağlanması, parlamenter sistemin güçlenerek devamı, barışın bu topraklara gelmesi, demokrasi ve özgürlük noktasında çağdaş standartlara uygun iyi bir anlayışın hakim olması için Cumhuriyet Halk Partisi'ne büyük sorumluluk düştüğünün bilinci ile hareket ediyoruz…”

Devamında, “Cumhuriyet Halk Partisi'nin bütün ilçe başkanları olarak bugüne kadar gösterdiği gayret ve çabalarını göz önünde bulundurarak il başkanlığına Enver Kiraz’ı öneriyoruz.” diye bizi düşündüren bir cümle ile sonlandırıyor konuşmasını Sayın Sevil.

Öncelikle “demokrasi ve özgürlük noktasında çağdaş ve standartlara uygun” ülkelerin siyasi figürleri delegelerini bir aday konusunda baskı altında bırakmaz. Demokrasiyi özümsemiş insanlar başarısız olduğu zaman istifa eder.

Demokrasinin ne olduğunu idrak etmiş insanlar, bir koltuktan çekilmenin çok büyük bir ayıpmış gibi görmez. Bunu bir kişisel mesele haline getirmez.

Hiçbir demokratik ülkede genel hatlarıyla yeni seçilmiş ilçe başkanlarının ortak kanaati sürekli başarısız olmuş bir il başkanını önerirken “bugüne kadar gösterdiği gayret ve çabalarını göz önünde bulundurarak” klişesinin sonuna teşekkür edilip plaket verilir. Tekrar il başkanlığa önerilmez sayın ilçe başkanları…

Ben Sayın Enver Kiraz’ı inanın tanımam hatta çok iyi bir insandır. İyi niyetinden şüphem yok…

Fakat, bir konuşma yaparken ve arkana tüm ilçe başkanlarını alırsan ve cümlenin içerisine “demokrasiyi” eklersen daha mantıklı ve daha tutarlı açıklamalar yapmanız gerekir.

İnsanlarla dalga mı geçiyorsunuz, derler!

Bu yazıyı okuyan tüm ilçe başkanları lütfen beni suçlamayınız. Çünkü yapamayanlar suçlu değil eleştirenler suçludur bu memlekette…

Siz de aynı hataya düşmeyiniz ve kimseyi bir aday üzerinden “mahalle baskısı” oluşturtmayınız.

Kimin kime oy vereceğini, kimin aday olup olmayacağını ilçe başkanları belirlemez.

Bu açıklamadan sonra kongrenizin bir önemi kaldı mı?

Kongre Kültür Merkezi’ndeki seçiminizin önemi kimin kaç çay içtiği mi olacak?

Sadece seçim dönemi o ilçeye giden ilçe başkanları gördüm ben…

Sadece sürekli oy aldığı köye giden ve kendi partililerinden başka bir yeri ziyaret etmeyen ilçe başkanlarını biliyorum.

İddia ediyorum, herhangi bir ilçe başkanına filan köyün muhtarını sorun, tanıyor mu diye…

Tanımayan ilçe başkanları biliyorum…

Bir siyasi partinin en önemli birimi ilçe başkanlığıdır. Bu önemi bilen siyasi partilerin ilçe başkanları başarılı olur.

Ben şu an Malatya’da iktidarın il başkanı olsam şu bildiriyi tüm basın kuruluşlarına gönderirdim:

“Biz hiçbir partinin içişlerine karışmayız ama Sayın CHP İl Başkanı Enver Kiraz’ın göstermiş olduğu gayret ve çabayı takdir ettiğimizi bildirmek istiyoruz. Adaylığını destekliyoruz”

Başka ne diyeyim ki…