Yazarlığı, “oturarak para kazanmak” olarak gören çok insan vardır bu memlekette. Yazarlık olayını bir “meslek” olarak niteleyen çok az insan vardır Malatya’da. Dünya tarihine baktığımızda bilinen Dünya Klasikleri’nin yazarlarının maddi anlamda sıkıntılar çektiğini biliyoruz. Mesela, Balzac’ın çok ciddi sıkıntılar çektiği ve ticarete girdiğini, iflas ettiğini biliyoruz.
Dünya “yazarlık” evrimini hem okuyarak hem de okunarak atlatmış gözüküyor.2013’te Amerika’nın en çok satan kitabının yazarı E.L JAMES, 95 milyon dolar telif geliri ile Türkiye’nin en çok satan 20 yazarın toplam telif gelirinden 14 kat daha fazladır.
Geçen yıllara göre kitap okuma alışkanlıklarımız artmaktadır ama dünya seviyesinin yakınında bile değildir. Bunun nedenlerini “eğitime” bağlayan çok akademisyen var ama Türkiye’de kitap fiyatları maalesef çok yüksektir.
Malatya’da bir sinema bileti 10 lira iken bir roman 30 liraya satılabiliyor. İnsanlar 25 kuruşa satılan gazeteye bile uzak durabiliyor. Her şey görselliğe doğru ilerlerken yani okumak yerine bakmayı tercih eden bir nesle doğru giderken kitap fiyatlarının halen bu seviyede olması inanın bana çok garip geliyor.
FORBES Türkiye, yedi yıldır “En çok satan yazarlar” listesini yayımlıyor. Bu listeye baktığımızda, toplam ciro ile yazarın kazandığı para yani telif hakkı bedelini görüyoruz. Bir yazar yazdığı romanın toplam satışından yüzde 20’sine hak kazanabiliyor. Burada kafa karıştıran bir olay var. Yüzde 80’i belki direkt yayınevine gitmiyor ama arada çok fark var. Hatta en çok satan yazarların kitaplarına baktığımızda iki yazarın kitaplarında fiyat artıştı var.
Korsan ile mücadele ederken, göstermelik hareketler yapıyoruz. Orijinali 30 lira olan bir kitabın korsanı 5 lira… Bir kitapçı arkadaşımdan yıllar önce şu ifadeyi duymuştum: “Orijinaller de korsanlar da aynı matbaadan çıkıyor.” Bu ifadeye artık inanmaya başlıyorum. İki kitap arasındaki kâğıt farkını bana göstermişti. Hemen hemen aynıydı. Buradan kimseyi suçlamak niyetinde değilim ama kitap fiyatları maalesef kafamı karıştırıyor.
Türkiye her anlamda gelişiyor ve eskiden çok “pahalı” diye adlandırılan çoğu ürün her kesime hitap edebiliyor artık. Devir değişti ama kitap fiyatları hiç değişmiyor hatta artıyor.
Bugün Türkiye’de bin 700’den fazla yayınevi var. Pazar paylarına baktığımız zaman iki yayınevi tüm pazar payının yüzde 55’ini oluşturuyor. Sadece bu iki yayınevi ufak bir müdahale yapsa insanlar korsandan uzak durabilir.
Buradan soruyorum okur severlere: Kütüphanemde korsan kitap yoktur, diyen kaç kişi çıkar?