Empati

Abone Ol

Empati, başkasının duygularını anlama, bu duyguları anlama, paylaşma ve başkasının davranışlarının arkasındaki motivasyonu içselleştirebilme yeteneğidir. Duygusal zekanın temel öğesi olan empati, benlik ve diğer kişiler arasında bağlantıdır. Duygusal zekanın temel öğesi olan empati, benlik ve diğer kişiler arasında bağlantıdır.

Günümüzde yalnızca bir kavram olarak kalan empati aslında toplumu güzelleştirme bir olgudur. Eğer empati kavramı mantıksal bir şekilde kullanılır ve bencilce tek yönlü bakmaktan kurtulursak insanlık için en değerli adımı atmış oluruz.

İnsanların birbirlerini anlamadan, dinlemeden davranışlarını sergilediği günümüz toplumunda başta şiddet olmak üzere birçok sorun ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar giderek derinleşen ve kangren olan bir yara gibi...

Bize gelince ...

Anlayamadık anne babamızı, kardeşimizi, öğrencileri, otobüsteki genci, yaşlıyı ve bencilce davranıp bunun adına da özgürlük dedik. Attığımız adımların başkaları için ne anlama geldiğini düşünmedik ve karşı tepki alınca da sorun oluşturduk karşılıklı olarak.

Hiç kimse karşı pencereyi düşünmüyor, herkes yalnızca kendi penceresinden bakıp, yargılayıp karar veriyor. Hal böyle olunca da aile içi huzursuzluk, iş yerinde huzursuzluk, okulda huzursuzluk ve en son nokta toplumsal huzursuzluk.

İnsanların neredeyse tamamı aynı dertten mustarip “KİMSE BENİ ANLAMIYOR! “Haklısınız kimse sizi anlamıyor çünkü sizde kimseyi anlama çabasına girmiyorsunuz. Aslında zor bir eylem değilken yaşamak insanın bencilliği ve doyumsuzluğu yaşamı zorlaştıran en büyük etmen.

Eğitim hayatımda da en büyük sorunların başında empatinin olmayışı gelmiştir öğretmen öğrenci öğrencilerin kendi arasındaki kliplerde oluşan sorunlar özellikle rehber öğretmenlerin empatiden öteye geçip yargılama mevzusuyla yaklaşımları eğitim ortamını gerginleştiren ve huzursuz bir hale geçsen en büyük sorundur.

Gelişim psikolojisine göre öğrenciye yönelik kavramı ön planda olması gereken unsurken yaşanılan eğitim dönemlerinde bu kavramın geri planı artırmış sadece verilen müfredat veya yıllık plan üzerine eğitim yöntemleri uygulanmıştır bundan dolayı eğitimin her bireye aktarılamayışı istendik olan davranış değişime yönelimini daha çok eğitimi idare edenlerin kendi psikolojilerine göre yönlendirme olayına dönmüştür.

Okul çağındaki öğrencinin ne düşündüğünü veya olaylar karşısında ne duyguda yaklaştığını bilmek için empati kavramının en derin şekilde eğitim ortamına aktarılması gerekmektedir.

Empatinin okul ortamındaki veya öğrenme ortamındaki en büyük uygulayıcısı rehber öğretmenler olması gerekirken okul müdürleri sınıf öğretmenleri rehber öğretmenler kendi düzeylerine göre eğitim ortam düzenlemiş ve her öğrencinin bu ortamda huzurlu olmasını sağlayamamıştır.

Bu ortam okula, kütüphaneye, kursa, mahalleye ve aileye geçmiş öğrencinin her ortamda huzursuz ve bencil olmasını sağlamıştır. Toplum olarak empati yeteneğinden yoksun bir şekilde hayat sürüyoruz ve bu yanlışın sonucunda insancıl yaklaşımımızdan uzaklaşıyoruz.

Toplumsal empatinin bir an önce hayatımıza girip bizleri anlayışlı ve huzurlu bir insan yapması dileğiyle.

Saygı ve sevgiyle...