OWL Intelligence LTD tarafından yayımlanan Finansal İyilik Hali Monitörü, Türkiye’deki hanelerin içine düştüğü finansal dar boğazı rakamlarla gözler önüne serdi. Bu kapsamda Türkiye’deki hanelerin yarısından fazlası yaşamını ancak borç alarak sürdürebiliyor. Toplumun yüzde 34’ü biriken kredi kartı borçları nedeniyle ciddi bir finansal baskı altında. Banka kanallarının yanı sıra; esnafa yazdırılan veresiyeler ve akrabadan alınan ödünç paralar (gizli borçluluk) artık yönetilemez bir seviyeye ulaşmış durumda.
"EKONOMİDE KALP KRİZİ" UYARISI
Uzmanlar, gelirlerin enflasyon karşısında erimesinin sadece bireysel değil, toplumsal bir risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Mevcut tabloya dair yapılan değerlendirmelerde şu risklere vurgu yapılıyor:
"Eğer geniş halk kitleleri borçlarını çeviremez ve ödeyemez hale gelirse, bu durum finansal sistemde bir zincirleme reaksiyona yol açar. Bu tablo, ekonominin genel işleyişi için bir 'kalp krizi' anlamına gelir."
Özellikle maaş artışlarını TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon verilerine göre alan emekliler, gerçek piyasa fiyatları ile resmi rakamlar arasındaki uçurumun kurbanı oluyor. Alım gücü dibe vuran bu kesim için borçlanmak, bir tercih değil, hayatta kalma mekanizması haline gelmiş durumda.