Emaneten değil, hakikaten lider!

Abone Ol

Sezon başında konulan şampiyonluk hedefi dillerde dolaşmaya başladığında kulağa hoş geliyordu ama bunu kim nasıl başaracak diye de kaygılanıyorduk. Geçen yıl düzenli ödeme yapamayan bir yönetim ve o yönetimle bazı konularda anlaşamayan İrfan Buz’un nasıl bir kadro kuracağını hep bir tedirgin gözle izledim.

‘Lig hele bir başlasın saha sonuçlarıyla her şey ortaya çıkar’ diye, ‘ şampiyon oluruz ya da olamayız’ tarzındaki öngörülerimi zamana bıraktım. Puan olarak iyiydik ama oyun olarak şüpheliydi takımın durumu. Her ne kadar galip gelirse, lider olursa olsun bir sonraki maç için kafamdaki soru işaretini atamıyordu.

Savunmayla, hücumla, kaleyle ilgili ‘ya gol yersek, ya geriye düşersek, ya atamazsak, ya kötü hakeme kurban gidersek’ gibi negatif kuşkular bir türlü çıkmıyordu kafamın içinden. Üstelik henüz zorlu rakiplerle, liderlik baskısı altında oynamamıştık.

Tüm bu şüpheler ta ki Şanlıurfaspor maçının 68. dakikasına kadar devam etti. Ama Pereira’nın golüyle artık “Bu Yeni Malatyaspor şampiyon olur” moduna ben de geçtim.

Şanlıurfaspor’un golünden sonra deplasmanda oynamasına rağmen, rakibi kendi yarı sahasına hapseden, önde basıp dönen topların hepsini alan ve 10 dakikalık o kısa baskısıyla skor üreten Yeni Malatyaspor, tam bir lider gibiydi sahada.

Fiziksel olarak rakibin bittiği dakikalarda Sedat, Mba, İrfan, Pereira ve Dialiba’nın müthiş presi, “Bugün ne yapar eder Yeni Malatyaspor bu maçı çevirir” rahatlığını verdi izleyenlere. Öyle de oldu. Pereira bu takımın yıldızı olduğunu bir kez daha gösterdi. 2. gol kaleci Tomiç’in hatası olabilir ama o pozisyon gol olmasa emin olun Yeni Malatyaspor başka bir gol daha atar maçı yine galibiyetle kapatırdı.

Futbolda bu tür geri dönüşlü galibiyetler hele de deplasmanda ve zor bir rakibe karşı alınıyorsa önemlidir, takım için mesaj vericidir. Yediği gole anında reaksiyon gösteren, bırakın mağlubiyeti beraberliği dahi kabul etmeyen görüntü ancak şampiyonluğa inanmış, lider takımın lider ruhlu oyuncularının yapabileceği bir iştir. İşte o ruh ve liderliği tam anlamıyla gördüğümüz bir 90 dakika oldu.

Şanlıurfa maçındaki önemli verileri gördükten sonra Cuma günü oynayacağımız Manisa maçında tartışmasız galibiyete yakın taraf Yeni Malatyaspor’dur. Bu saatten sonra İnönü’de rakipler 1 puan alırsa şükretsin.

Rakibin attığı gol öncesi aynı adama aynı noktadan 4 defa fırsat vermemiz bizim gibi büyük hedefi olan ve genel manada iyi savunma yapan bir takım için kabul edilir bir durum değil. Bunların saha içindeki koordinesizlikten kaynaklandığını düşünüyorum.

Yeni Malatyaspor oyuncuları, Şanlıurfa’da ilk kez geriye düştüğü bir maçı kazanarak artık şampiyonluk havasına girdiklerini gösterdiler. Ama aynı heyecan ve ruh şehirde var mı?

Hemen cevap vereyim: YOK!

Hayatımda ilk kez bir Malatyalı olarak böyle bir dönem yaşıyorum. Normalde şehir havaya girer, takımı havaya şehir sokardı. Ama bu kez takım potada ve emin adımlarla ilerliyor şehirden çıt yok!

Hiç duydunuz mu STK’lar, İş adamları, büyük firmalar takıma sahip çıkma adına bir şeyler yapmış.

E bugün lider olan, lige damga vuran ve bu işi sonuna kadar götürebilecek kadroya sahip olan bu takıma destek olunmayacaksa daha ne zaman şampiyonluktan bahsedeceğiz biz?

OLAYLARLA İLGİLİ...

Şanlıurfaspor taraftarı ve Malatyaspor taraftarı arasındaki gerginlik artık tribün ya da maç havasından çıkmaya başladı. Bildiğiniz hasım oldu iki memleket. Üst üste açıklamalar falan hiç hoş değil. Malatya - Elazığ düşmanlığını bitirirken, Şimdi Urfa- Malatya başlayacak. Hem de hiç yere!

Hani bu ülkede şehit haberlerinden sonra dostça adam gibi bir ve beraber olacaktık...

Hani 15 Temmuz Darbe Kalkışması’ndan sonra ‘Yenikapı’ ruhuna sadık kalacaktık...

Devletin verdiği ‘Şanlı’ unvanını görmezden gelemeyiz. Şanlıurfalı da Şansızurfasızı da bu memleketin evladı. Türk bayrağını açan ona saygı duyan kendini Türkiyeli gören herkes bizim kardeşimizdir!