Türkiye’nin birçok bölgesinde yetişme alanı bulan kayısı oldukça narin bir meyvedir. Kışları soğuk, yazları sıcak ve kuru geçen (Karasal) ikim bölgelerinde iyi yetişen bu meyve Malatya’da büyük bir yetişme alanı buluyor. Malatya ekonomisinin mihenk taşlarından birisi olan ve her yıl 400-450 milyon dolar kadar ülkeye gelir getiren bu meyve, bu yıl zirai dondan dolayı zarar gördüğü için Malatya ekonomisini önemli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor.
Coğrafi işaret belgesi bulunan ve dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 85-90'ını karşılayan ilimizde kayısıyla ilgili son zamanlarda ortaya atılan söylemler ise oldukça kafa karışıklığına neden oluyor. Özellikle geçtiğimiz günlerde Malatya Kent Konseyi koordinasyonunda, Malatya Büyükşehir Belediyesi, İnönü Üniversitesi, Turgut Özal Üniversitesi, MÜSİAD, ANESİAD, MİAD ve çeşitli meslek kuruluşlarının desteğiyle düzenlenen “Deprem Nedeniyle Göçün Malatya Ekonomisine Etkisi” başlıklı çalıştayta Malatya Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan’ın yapmış olduğu konuşma oldukça dikkat çekiydi.
Özcan yaptığı konuşmada “Şehir sadece bir tarım ürününün merkezini oluşturduğu ekonomik bir eksenin dışına çıkmak zorunda. Bir zirai donun bir şehirde nasıl bir ekonomik travma yarattığını hep beraber şu anda müşahede ediyoruz, görüyoruz. Demek ki kayısı şehrin ekonomisinin ve geleceği açısından bizim tahmin ettiğimizin dışında daha büyük bir alanı işgal etmiş oluyor” diye konuştu.
Başkanım böyle söylüyorsunuz iyi, hoş, güzel de bu söylediğinizi uygulamaya koymak için hangi çalışmaları yerine getirdiniz? Sadece Başkan Özcan için bunları söylemek doğru olmaz. Çünkü Malatya Ticaret Borsası paydaşlardan bir tanesi. Ya Malatya Ticaret ve Sanayi Odası. Malatya kayısısı için şimdiye kadar hangi katkıları sundu? Veya Ziraat odaları, üniversiteler ve siyasiler neden bir araya gelip de kayısı için birlik ve beraberlik içerisinde bir çalışma yürütemiyor? Bireysel yapılan çalışmalarla Malatya’ya kayısısı bir yere gelebilir mi?
Kayısının Malatya ve Türkiye ekonomisine katkısı evet iyi. Ama her yıl aynı para ülke ekonomisine giriyor. Peki, bu para neden bir türlü artmıyor. Her yıl 400-450 milyon dolar. Bu rakam neden daha fazla yükselmiyor? Bunun da sorgulanması lazım.
Malatya’da her yıl binlerce dönüme kayısı fidanı dikilirken, neden kayısıya alternatif bir ürün yetiştirmek için bir adım atmadınız? Bu gibi söylemleri niçin kayısı dondan hasar aldığı zaman dile getiriyorsunuz?
Evet gerçekten de Malatya artık tek ürün yetiştirme çemberinden çıkmalı. Bence de alternatif ürünler yetiştirilmeli. Sadece “Şehir sadece bir tarım ürününün merkezini oluşturduğu ekonomik bir eksenin dışına çıkmak zorunda” demek yetmiyor. Bunu icraata dökmek gerekiyor. Söylemlerle bu gibi işler yürümez.
Bal bal demekle ağız tatlanmaz. Bu gibi söylemleri söylemekle bu şehir bu tarım ürününden vazgeçmez. Ama bu minvalde oluşturulacak her eylem planı, her çalışma bunun için bir adım olabilir. Kayısının yerini tutacak ve Malatya halkı ile şehrin ekonomisine gelir getirecek herhangi ürün bu söylemi realiteye döker. Bunun için de adım atılmalı, birlik ev beraberlik içerisinde olunmalı. Tarımın bütün paydaşları bir araya gelmeli, bireysel değil de birlikte hareket edilmeli.