DUYARSIZLAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ?

Abone Ol

Az önce izlediğim bir programda engellilere yapılan hakaretvari bir cümleden sonra bu yazıyı yazma ihtiyacı duydum.

İsmini anmak istemiyorum, bir programda espri olsun diye birisi çıkıp, “O görmediğin durumu Metin Şentürk bile görür” dedi.

Sözde espriden sonra herkeste bir kahkaha tufanı…

Programda bulunan bir başkası ise onun karşısına dikilip, “Sen engellilerle dalga geçemezsin benim de oğlum engelli” diye üsteledi.

Bütün yüzler donup kaldı.

Mesela benim elim ayağım titredi.

Bir anda herkesin başından aşağısına kaynar sular döküldü. Tabi espriyi yapan kendini savundu, “Metin Şentürk beni anlar” dedi.

Öbürü, “Ben anlamıyorum, benim oğlum da engelli sen bunu söyleyemezsin, bu tür şeyleri espri konusu yapamazsın” dedi.

Hani yerden arşı alaya kadar haklı…

Kendi kendime, “Nerden geldik buraya?” dedim.

Nerden geldik insanların özel hallerini dalga konusu eden insanların saçma sapan cümlelerine gülmeye?

Nerden geldik empati yapmayan bir toplum olmaya?

Nerden geldik duyarsızlaşmaya, ahlaki kurallara gereksiz bir bağışıklık kazanmış olmaya?

Düşünsenize, Türkiye’nin en çok izlenen tv programlarından birinde “görme engelli” dediğimiz bir olgu ile dalga geçildi ve biz bunu fark etmedik.

“Biz” diyorum ve “fark etmedik” diyorum çünkü eğer bu durumu bu kadar basite indirgeyen insanlar şimdi karşımıza geçip bu cümleleri sarf ediyorsa, buna toplum olarak biz izin vermişizdir. Görmezden gelmişizdir ve artık duyarsızlamışızdır.

Kendimi o babanın yerine koyamadım.

Kendimi o programı o an izleyen görme engelli bireylerin ailelerinin yerine de koyamadım.

Ya da ne bileyim kendimi çok da bu konu üzerinde düşünmeye de itemedim.

Herhalde utandım.

Sonra düşündüm; bu programı binlerce çocuk izliyor. Ve her biri gelecekte bu saçma sapan espriyi yapmakta kendine hak bulacak.

Benciliz…

Niyetim programı kötülemek değil.

Niyetim teknolojinin ve hızla gelişen, değişen dünyanın bizde yaratmış olduğu duyarsızlaşmanın küçücük bir ayrıntısına dikkat çekmek.

Maruz kalıyoruz: televizyona, telefona, facebooka, twittera, instagrama, magazin sayfalarının şaşaalı dünyasına, bilmem neye…

Uzak kalıyoruz topluma, ahlaka, geleneğe, göreneğe, örfe, adete ve daha bilimum insan kokan şeye…

Belki farkına varmamız için bi silkelenmemiz gerek.

Ya da belki farkına varmamız için mesela bir engelli babası, annesi, kardeşi, ablası, abisi olmamız gerek.

Allah korusun…

Allah tüm ailemizi tüm bu duyarsızlıklardan korusun.

Bizi bizden korusun…