Durun ki duralım!

Abone Ol

İnternette arama motoru Google’ a “hasüt” yazınca hemen otomatik algılamada “hasüt Malatya” çıkıyor. Maalesef şehrimizin böyle bir algısı var demenin dışında durum daha da vahim. Hasüt kelime anlamı olarak; ‘Komşusunun ya da bir yakınının ev, mal, mülk ve konum elde etmesini istemeyen, çekemeyen kişilerin kıskançlık durumu’ diye tanımlanıyor. Malatyalalıların demekki bu konuda sadece adı çıkmamış, 81 il arasında google’da bile namı olmuş.

***

Hal böyleyken, bu şehirde birşeyler başarmak, yükselmek, ileri gitmek, bireysel olarak birşeylerin mücadelesini vermek daha da zorlaşıyor. Hasütlük konusunda en etikili olduğumuz branş ise spor. Bu anlamda Malatya’nın son kaybı Suat Arslanboğa oldu. Başarılı hakemimizin Malatya’dan neden gittiğini bilmeyen yok.

***

İşin garip tarafı Malatya’da artık bu hasütlük durumu o kadar kabullenilmiş ki; bazı alanlarda köşe başlarını tutmuş kişiler, “Bundan olmaz, bu sene takım çıkamaz, bu başkan beceremez, paraları yok, hoca bu işi başaramaz” gibi söylemlerle Malatyaspor’u anında demoralize edebiliyorlar.

***

‘O kadar de değil canım’ demmeyin vallahi öyle. Mustafa Uğur, Adil Gevrek bu takımın hiçbir sorunu yok demesine rağmen suni sorun üretenler her bir yanda konuşuyor. Benim anlamadığım, anlayamadığım, anlamak istemediğim soru şu; ‘bu takımın şampiyon olmasının kime zararı olacak ya da Yeni Malatyaspor şampiyon olmasa kime ne faydası olacak’

***

Eski yöneticisi bırakır, elini çekmez mikser gibi karıştırmaya, kulüpte olan biteni hiç çekinmeden sağda solda yorumlamaya devam eder. Eski futbolcusu Türk futbol camiasında kulübü kötüler. Antrenörü bırakır gider, her ortamda takımı zayıflatmak için kulis yapar. Spor yorumcusu çıkar 8 maçta 6 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet almış hocaya sallar. Yahu bir kendimize gelelim ne yapıyoruz diye Allah aşkına.

***

Bu şehirde Adil Gevrek’i, Mustafa Uğur’u sevmeyebilirsiniz ama eğer niyetiniz halisse, eğer gerçekten adam gibi adam memleket sevdalısı iseniz, Yeni Malatyaspor’u karşıtırmak için nolur mücadele etmeyiniz.

***

Mehmet Emin Katipoğlu, bu kulübün eski başkanı defalarca maça çağrılmasına karşın gitmedi ola ki yanlış anlaşılır diye. Mehmet Aydın, Malatyaspor’un her aşamasında bulundu, Yeni Malatyaspor’un divan kurulu üyesi ve spor yöneticiliğinin içinden geldi ama maçlara gelmiyor. Takımın başarısıyla uzaktan mutlu oluyor. Niye kimse onlar gibi olmayı, dışarıdan destek vermeyi, uzaktan seyretmeyi beceremiyor bu şehirde.

***

Artık “Allah rızası” için diyeceğim. Muhalifmisiniz, istemezmisiniz, hasütmüsünüz, gözünüz mü var bilmem ama ne olur şu Yeni Malatyaspor’u bi rahat bırakın da şampiyon olsun be!!!