DÜNYANIN SONU DEĞİL!

Abone Ol

Uzun zamandır bu kadar sabırsızca seçim beklenmiyordu. Herkes çok meraklı ama bu merakla beraber herkesin bir tahmini var. Tahminlerin genelinde temenni yatıyor. Herkes sevdiği partinin kazanmasını istiyor ve hatta iddiaya giriyorlar. Ülke o kadar gergin bir halde ki neyin olacağını kimse aslında tam olarak kestiremiyor.

Mesela seçime on gün kala twitter’ın engellenmesi aslında iktidar için riskli bir karardı. Seçim arifesinde kararsızların bu twitter sansüründen dolayı oy kaybetme olasılığını dahi düşünmüyor AK Parti iktidarı. 12 milyon aktif kullanıcısı olan bir sosyal paylaşım sitesinden bahsediyoruz. Son 12 yıldır bu iktidar kendi oylarını her seçim sonrası yükseltti. Sürekli yükselerek bu konuma geldi. Bunun temelinde sokağın dilini iyi bilmesi yatıyor. Fakat bu son sansür olayı bana göre çok riskli bir yaklaşım. En azından seçime bu kadar az bir gün kalmışken bu kadar sabırsızca bir karar bana çok garip geldi.

Şu anda dahi kime oy vereceğini tam olarak belli etmemiş insanlar var. 17 Aralık’tan beri ülkede her gün bir gelişme var ve siyasetin dili her geçen gün çok sivrileşiyor. Hükümet-Cemaat rekabetinin gerisinde duran insanların bu kavgadan memnuniyetsizliği her tarafta kendisini hissettiriyor. Her iki tarafa da kızan insan sayısı çoktur bu ülkede.

Montaj-dublaj sürecinden geçiyoruz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu inanın tam olarak kestiren yok. Ve bunu tarih gösterecek. Ülkede iyi gitmeyen çok şey var ve çoğu insanın düşüncesi, kazasız belasız bu seçim sürecinin atlatılması fikrinde. Galeyana gelecek topluluklar var. Bu her iki taraf için de geçerlidir. Provokeye gelecek insanların olduğunu provokatörler çok iyi bilir.

Sanki bir yerel seçim havası değil de, bir genel seçim havası var. Ve bu hava bilerek veriliyor iktidar tarafından. Muhalefet tarafının adayları ise sürekli bunun bir yerel seçim olduğunu her fırsatta hatırlatmaya çalışıyor. Sürekli sandığı işaret eden bir iktidar vardı ve bu seçim sanki son seçim olacakmış gibi bir algı yaratılıyor. İktidarlar oy kaybedebilir ve bu dünyanın sonu değildir. Ama iktidarlar yasaklar koyarak oyunu arttıramaz. Muhalefetler de, kanunsuz yollarla dinleme yapanları es geçerek sadece dinlenen insanlar üzerinden siyaset yapmazlar. Bu tür dinlemelere pirim veren bir anlayış olamaz.

İki tarafta kılıçlarını çekmiş ve muhalefet de bir tarafı tutuyor. Düne kadar hiç haz etmedikleri cemaati şu anda kendilerine çok yakın görüyorlar. Bu yakınlığın temelinde tabii ki menfaat vardır. Oy hesabı vardır.

Beş gün kaldı, sadece beş gün… Yarın cumhurbaşkanlığı seçimi, öbür gün genel seçim… Çabuk gelir, çabuk geçer. Seçimler her zaman olacak ama sırf seçim menfaati için ülkeyi bu hale getirmenin kimseye faydası yoktur. Aklıselim yaklaşan bir adam yoktur Ankara’da.

Adına Cemaat dediğiniz oluşum, ülkeyi bu kadar kolay ele geçirebiliyorsa ve bu oluşum istediği atı koşturabiliyorsa biz kendimize büyük devlet demeyelim. Kendimizi kandırmayalım! Bir günde bilmem kaç milyar dolar zarara uğratabiliyorsa biz ekonomik olarak da güçlü demeyelim kendimize.

Sakin kafayla sandık başına gidelim ve istediğimiz adaya oy verelim medeni ülkeler gibi. Bu seçim dünyanın sonu değil!