Doymușluk mu, vizyonsuzluk mu?

Abone Ol

Futbol oyununda taraftar yoksa verdiğiniz mücadele şiresiz tatlıya, tuzsuz yemeğe hatta daha da ilerisini yazıyorum kayısısız Malatya’ya benzer.

Yeni Malatyaspor’un UEFA maçı öncesi onca çağrı yapılmasına karşın tribünler gene boş kaldı.

Tribünlerin 4 büyükler dahil her maç boş kalması konusunda şehrimizin ciddi bir problemi var. Bu, Olimpija maçında kabak gibi gün yüzüne çıktı.

Ya Malatyalılar futbola doydu, artık UEFA falan kesmiyor millet Real Madrid’i bekliyor.

Ya da Adil Gevrek yönetimi bu şehrin, bu şehir sınırları içerisinde yaşayan 800 bin insanını tribünlere küstürdü.

Sorunun temelinde kesinlikle bu iki sebep var.

Stadın uzak olması, toplu taşımanın istenilen düzeyde olmaması, tribünde yaşanılan sorunlar, iyi futbol-kötü futbol hepsi anlık bahaneler. Şehrimiz futbola doyduysa ki ben henüz o seviyede olmadığımızı düşünüyorum, o zaman diyecek bir şey yok. Çünkü Trabzon ve Bursaspor’dan sonra şampiyon çıkarmak öyle boş tribünlerle başlamaz. Yine önce taraftarın harekete geçmesi lazım. Stat dolacak, formalar kapış kapış gidecek, sonra şehirden yönetime şampiyonluk beklentisi oluşacak.

Malatya olarak bunu yapamadığımız kesin. Ömür billah yapabileceğimiz konusunda da hiç inancım yok açıkçası.

O halde Adil Gevrek iğneyi biraz kendine batırmalı.

Çünkü geriye sadece başkan ve yönetiminin taraftarı stada çekememe beceriksizliği kalıyor.

Malatya’nın futbolda potansiyeli olduğunu hepimiz biliyoruz.

Bu potansiyel şehirdeki tek sosyal olguya yansımıyorsa yönetenlerin bir şeyleri eksik yaptığı sonucu çıkıveriyor ortaya.

Bu noktada naçizane yönetime birkaç ikazım var.

1-Birkez daha hatırlatıyorum. Y. Malatyaspor, Malatya’nın malıdır. İstanbul’dan adı sanı duyulmamış insanlarla yönetilse dahi Malatya’nın kulübüdür. Bu kulübün ana ocağı, baba kucağı, kız tarafı oğlan tarafı Malatya’dır. Öyle maç günü gelip gitmeyle Malatyaspor başkanlığı yapılmaz!

2-Adil Gevrek tribünleri dolduramadığı müddetçe, Yeni Malatyaspor ile Şampiyonlar Ligi’ni kazansa bile hiçbir zaman hak ettiği saygıyı ve sevgiyi, Malatyalılardan göremeyecektir. Takdir edilesi sportif başarıları dahi tribünler boş kaldıkça gölgede kalacaktır.

3-Öyle taraftar derneklerine bilet yüklemelerle, birkaç sembolik imza günleriyle bu iş çözülmeyecektir. Malatyalılar, Adil Gevrek’in kendilerini müşteri gibi gördüğü algısının yıkmasını isteyecektir.

4-Maça giden her taraftarın oradan memnun bir şekilde dönmesi sağlanmalıdır. Adam kombine almış, UEFA dahil değilmiş, ilk başta kimse bi şey söylememiş maça gelmiş kapıdan dönmüş. Günler öncesinden bilet alan kişi maç sırasında yerine oturanı kaldıramamış. Lavabolar ve tribüneler temiz değilmiş, toplu taşıma zaten MOTAŞ’a değil Allah’a emanetmiş. Ve bunca zahmetle maça gelen bir birey, şikâyetini anlatacağı bir muhatap bulamamış. E şimdi bunları yaşayan bir kişi bir daha maça gelir mi? Maça giden insanlar 2 yıldır bas bas bağırıyor. Bunları çözmeyi bırakın, iletecekleri merci yok.

5-Adil başkan bazı görevlere çok çapsız adamlar getiriyor. İsim verip polemik başlatmak istemiyorum. X bi yönetici ya da kulüp profesyoneli çağrı yapıyor millete. Yahu sen kimsin, neredeydin bunca zaman, bu millet seni tanımıyor, cürmün ne, etki gücün ne, takıma, Malatya’ya ne verdin ki insanlara şimdi gelin diyorsun? Önceden bi İlhan Kavuk konuşurdu, İlyas Karahan konuşurdu, rahmetli Celal Birsen konuşurdu, her biri yüzlerce insan istihdam eden, taraftarın maddi manevi babası olarak gördüğü adamlardı. Şimdi çelimsiz tipler açıklama yapıyor, vay efendim transfer şöyle, yok 3 kulvar, şimdi destek zamanı falan fi lan ayağı… Kim takar sizi ya?

6-Adil Gevrek, kulüp yönetmenin bir camiaya hükmetmenin sadece İSTOÇ’ta 25 metrekarelik odada futbolcuya imza attırmaktan ibaret olmadığını artık anlamalı. Başkan gayet mütevazi olmasına ve halktan biri olmasına rağmen bir türlü Malatya esnafına, insanına, kendini sevdiremedi. Malatyalılar, önce yanındaki insanlara bakar bu tür durumlarda. Başkanın aslında bunca başarıya rağmen hala her sezona 0 krediyle başlamasının nedeni de bu.  Maalesef sağındaki solundaki çapsız tipler oluşturdu o vizyonsuz yönetim algısını. Şimdi de bu algıyı yıkamıyor, şehirdeki inandırıcılığını kazanamıyor!