DES’in ne yaptığını herkes anlayamaz!

Abone Ol

Tüm içtenliğimle itiraf ediyorum ki ben de anlayamıyorum DES’i…

Başlık bana ait değil, Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) İl Başkanı Veysel Fırat’a ait…

Hakaret içeren ilk bültenden sonra gazetemize bir bildiri daha göndermiş Veysel Fırat…

Bildiriye gelmeden Veysel Fırat’ın “ismini yeni duyduğum sendika” lafıma çok kızmış galiba…

“Basın mensubu olup da sendikamızın varlığından haberi olmayan birinin birikimi ne kadar olur ki zaten” demiş. Benim cahilliğimdir dedim ilk başta ve etrafımdaki arkadaşlara sordum ilk yazıyı yazmadan önce. Çünkü yeni duymuştum. Kime sormuşsam ve hepsi de basın sektöründe, kimse bu malum sendikadan haberdar değildi. Hatta bazı resmi kurumlardan, “bu sendika ne zaman kurulmuş” tarzı ifadeleri dinledim.

Sadece bir arkadaşım sendikayı değil ama Veysel Fırat’ı tanıdığını söyledi. Çok şaşırmıştık ve cahilliğimize üzülmüştük. Çok şükür bi kişi çıktı, derken “Geçen dönem AK Parti aday adayı olmuştu, hatırlamadınız mı” dedi. Heyhat, biz nasıl kaçırmışız!

Sayın Veysel Fırat; anlamanız için tane tane yazacağım ve paragrafları uzatmayacağım!

Atatürk Ortaokulu ile ilgili BUSABAH gazetesinden sevgili Mutlu Sarıgül önemli bir haber yaptı. Bu haber yapılmadan önce aracı olan kişi benim. Sizin de dediğiniz gibi o veli benim yakınımdır. Fakat siz, Mutlu Sarıgül’den ve BUSABAH’dan özür dileyeceğiniz yerde o yapılan iki habere halen “devşirme ve saptırılmış haber” diyorsunuz. Bir basın mensubunun yakınının haberi yapılamaz mı? Burada kıstas alacağınız olay habere muhatap kişi değil, haberin gerçek olup olmadığıdır.

Okuduğunu anlayamayan sendika başkanı demiştim ilk yazımda…

Yine tekrarlıyorum, lütfen o iki haberi tekrar okuyunuz. Anlamakta zorluk çekiyorsunuz. Tek tek gidelim…

Önce Atatürk Ortaokulu ile ilgili bir haber yapıldı. O haber yapılırken A.T isimli veli olduğu belirtildi. Haber çıkar çıkmaz, siz tüm basın kuruluşlarına bir bildiri gönderdiniz. Hakaretler içeren gönderiniz tamamen haberi yalanlayan o veliyi gerçek dışı gören ve BUSABAH’ı ve muhabiri suçlayan bir haliniz vardı. Hatta o velinin telefonla ihbar ettiği gibi bir iftira daha attınız.

Bu bilgilere nereden ulaştınız?

BUSABAH’ı mı aradınız yoksa haberi yapan muhabiri mi aradınız? Ya da o veliyi mi aradınız? Hadi onları geçtim, o sınıfta her hangi bir öğrenci velisi ile görüştünüz mü?

Hiç birisi ile görüşmeden ve sadece okul yönetimi ile görüşerek saçma sapan bir bildiri gönderdiniz basın kuruluşlarına… Kimse yayınlamadı, diyorsunuz ama ben köşemde söylediklerinizi, şimdi olduğu gibi tırnak içende veriyorum.

Bu olayların üzerine BUSABAH gazetesi ertesi gün ikinci bir haber daha yaptı. A.T kodlamasıyla verdiği velinin Abdulvahap Temur olduğunu yazdı. Aynı kişinin, Atatürk Ortaokulu ile ilgili sıkıntılarına bir yenisini daha ekledi.

Siz, “Veli iftira atıyor BUSABAH gazetesi de buna çanak tutuyor” demiştiniz ve hatta “telefon ile ihbar” demiştiniz. Aynı bildiri de “A.T ismli bir öğrenci yoktur” demiştiniz. Ve yine aynı gönderdiğiniz bildiri de “böyle bir veli yoktur” demiştiniz. Aynı yazı içinde tutarsız hallerinize diyecek sözüm yoktur.

Ama BUSABAH’ın Atatürk Ortaokulu ile yaptığı haber gerçek çıkmıştır. İsmini vermeyeceğim ama aynı okulun bir yöneticisi dahi itiraf etmiştir.

İsmini aday adayı listesine koyan Sayın Veysel Fırat; bu işler atıp tutmayla afaki cümleler kurmakla olmaz. Siz ne dediniz sonra ne çıktı?

Gazeteyi karalamaya, muhabiri yalan haber yapmakla suçlamaya kalktınız. Bu tutarsız ve hakaret içeren bildiriniz yayımlanmadı diye telefon trafiğine tutulmuşsunuz. İsminin başına aday adayı koydun mu, her yere ulaşabilirim, diye düşünüyorsunuz galiba...

Birilerinin adamı olmak, öğrencilerinin mağduriyetini sahipleneceği yerde yönetime iltifatlar düzmek, yönetimi eleştiren gazeteye, muhabire hakaretler yağdırmak DES'in görevleri arasında galiba...

DES kime hizmet ediyor, demiştim...

Uzun uzun bi açıklama yapmışsınız. Mesela bu uzun açıklamanızdan Ermeni soykırımına karşı olduğunuzu öğrendik. Biz de karşıyız da Sayın Veysel Fırat, siz Malatya'da ne gibi faaliyetler yaptınız sendika olarak?

Tamam, sözde Ermeni soykırımı konusuna elhamdülillah karşıyız da, siz en son sendika olarak Malatya'da ne gibi bir faaliyet gösterdiniz?