2024-25 eğitim öğretim yılının ikinci dönem ders zili bu hafta çalacak.
Öğrenci, öğretmen, veli tüm eğitim paydaşları gecen dönem yapılanları öğrenci için karnelerine yansıtıp öğrencilere ikazlarını yaptılar, peki ya diğer paydaşlar ...
İkinci yarıyıl başlarken göz ardı edilmemesi gereken unsurlar var bu unsurların en başında disiplin kavramı geliyor, tabi bu disiplin sadece baskı olarak algılanmamalı her anlamda genişletilerek sürece işlenmelidir.
Disiplini sadece öğrenciden beklemek ve bu kavramı ders çalışıp ödev yapmak, üniforma giyinmek olarak değil de bir özveri bir alışkanlık haline getirmek daha işlevsel olacaktır.
Disiplin kavramı bir süreç ya da mekanizma olarak ele alınmalı yalnızca öğrenci yönüyle değil öğretmen, öğrenci, veli ve okul idarecilerinin etkin katılımıyla öğrenciye kavratılarak içselleştirilmelidir. Öğrenciye baskı yapıp üniforma giyilmesi sağlanan okullarda önlük giymeyen öğretmen veya ödev için öğrenciye baskı yapıp kendi evraklarını yapmayan, geciktiren öğretmen, yönetici disiplin kavramından uzak kalarak sadece kavram olarak kullanacaktır.
Günümüzde yapılan hatalar hesabı sorulamayan veya telafisi olmayan hatalardır. Herhangi bir kurumda, şirkette hataların hesabı sorulabilir ancak eğitim konusunun telafisi yok kaç tane Milli Eğitim Bakanı değiştirdik ancak her gelen başka bir programa geçti ve biz eski programın öğrencilerini adapte edemedik eski dönemin hatalarını hesap soramadan kapattık hesap da sorsak telafisi yok. Hal böyle olunca sistemin laçkalaştığını seyrederek karneler verdik, siplomalarvereip mezun ettik öğrencileri bir üst kademeye sonrası mı? Sonrası YKS için yıllarca kurs, dershane gecen öğrenciler sahiplendik.
Tüm bunların telafisi olmadığı gibi yapanlar gitti, yeniler sahiplenmeyip değiştirdi ve ortada olan eğitim sistemi çıktı. Öğretmenler benimsemedi veya ekonomik kaygıyla sistemi uygulamaktan kaçındı idareciler görevden alınırım, soruşturma yerim korkusuyla disiplini sadece öğretmen üzerinde kurmaya çalıştı. Tüm bu olaylar olurken öğrenciler ne yaptı? Ödevlerine odaklandı karne notlarına ve verilen işlemeli belgelere odaklandı...
Eğitimin tohumlarını geçmişte ekenler günümüzde filizleri göremiyor çünkü her atılan tohumun sahibi başkası. Sahip değişince tohumda değişti ve sonuç kısır döngü.
Eğitim olayı bu kadar göz ardı edilemez, toplumu yeniden kuracak bireyler şu an yozlaşarak ilerliyor ve eğitim yöneticileri buna bilişim çağı veya yenilenen toplum diyerek sadece izleyerek devam ediyor.
Yeni dönemin hayırlı olması dileğiyle...