DERİN BİR MEVZU: AŞK

Abone Ol

Merhaba, BUSABAH ailesinin biricik okuru. Bugün seninle ikinci buluşmamız ve artık ben de ‘BUSABAH’ ailesinin bir üyesiyim. Yazılarımı takip edebilir ve kendinden bir parça bulabilirsin. Çünkü ben, siz değerli okurlarıma bir nebze de olsa katkı da bulunmak için buradayım.

Bugün üzerinde duracağım konu, şu günlerde kendisinin müptelası olduğum ve kafamı bir hayli meşgul eden ‘aşk’ olacaktır. Doğumundan ölümüne kadar insanoğlu sürekli bir sevme ve sevilme ihtiyacı gütmektedir. Bu sevgi ise ‘aşk’ ile başlar. Daha sonra sevgiye dönüşür ve artık içinden çıkılmaz bir hal alır. Bir bataklıktır aslında aşk, içine girdikçe derinleşen ve çırpındıkça seni içine alan.

Bu duyguları yaşamak, delicesine sevmek için Leyla ile Mecnun olmaya gerek de yok. Zira ben ne bir Leyla ne de Bir Mecnun’um. Fakat bu duyguları en derinine kadar yaşamakta olan biri olarak diyebilirim ki acısıyla tatlısıyla ‘aşk’ yaşanmaya değer. Fakat aşkı yaşarken sanma ki her şey güzel olacak. Yeri gelecek mutluluğun en zirvesini yaşayacaksın. Yeri gelecek acının en derinine ineceksin. Böylesi bir durumda, hayat sana tüm oyunlarını oynamış gibi hissettiğin de, yârinin tek bir gülümsemesi yetecek tüm acılarının son bulmasına. Bazen tek bir sözü, bazen tek bir bakışı bazen de tek bir davranışı.

Aşk sevgiye dönüştüğünde daha da beter olacak belki durum ve artık onsuz adım atamadığını düşüneceksin. Fakat onsuz kaldığında adım atacaksın ve hatta koşacaksın bile diyebilirim ama ne yazık ki bunların hiçbirinin anlamı olmayacak. ‘Onsuz yaşayamam’ diyeceksin ama yaşayacaksın, nefes almak yaşamaksa eğer. ‘Ondan haber almadan duramam’ diyeceksin ama günler geçecek haber alamayacaksın belki de. ‘Sabırsızım, ben bekleyemem’ diyeceksin ama bekleyeceksin. Benim başıma böyle şeyler gelmez deme, hayatın senin için nasıl bir planı var bunları önceden bilemezsin. Bu yüzden aşkın değerini bilmeli ve ona sarılmalısın. Bir şeyler yapabilme imkânın varken yapmalısın. En derinine kadar yaşamalısın aşkını ya da daha da ilerisi olan sevgini.

Aşkın, insana en zirvede ki mutluluğu kazandırdığını da söylemiştim. Çünkü kendini bulutların üstünde hissettiğin zamanlarda olacak adeta bir kuş gibi uçtuğun sonra da bulutların üstüne konduğun ve onunla olduğun anı ‘huzur’ diye adlandırdığın. Ve hatta hayatın zorluklarına karşı onunla el ele, dimdik durduğunu da göreceksin. En önemlisi birine âşıkken ve seviyorken zorlukların seni yıkmadığına şahit olacaksın. Çünkü o senin için bir destek olacak. O varken kendini güvende hissedeceksin. Anılar biriktireceksin sürekli, belki de birçok şeyi ilk defa onunla yapacaksın veya ilk defa onunla yapmaktan zevk aldığın şeyler olacak. Zaman gelecek hayatın onunla anlamlı olduğunu düşüneceksin. Evet, yanlış düşünmeyeceksin çünkü hayat o malum kişi ile anlamlı, yaşamak onunla güzel.

Herkesin hayatında mutlaka ‘malum’ bir kişisi vardır. Başını yastığa koyduğunda düşündüğü, günün her dakikası onu özlediği, hatta burnunun direkleri sızlayana kadar ağlamamak için direndiği. Bir tek ben değilim bu duyguları yaşayan, belki de sende yaşıyorsun. Hatta diyebilirim ki herkes yaşıyor.

İşte aşk böyle bir şey, şekeri ile tuzu ile. Bu nedenle sevin ve sevilin. Uğruna emek verdiğiniz bir aşkınız varsa, ondan asla vazgeçmeyin. Pişman olmamak ve ‘keşkelere’ boğulmamak için direnin, elinizde olmayan nedenler size engel oluyorsa Allah’a sığının, dua edin. Sizin gibi sevmek ve sevilmek isteyen ve bunu bekleyen onca insanın varlığını unutmayın.

Sevmenin ve sevilmenin değerini bilip, aşkınızdan vazgeçmemeniz dileği ile hoşça kalın…