Depremler asıl darbeyi vicdanlara indirdi

Abone Ol

7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremler hayatımızı altüst ettiği gibi vicdanımızı da yerle bir etti. Depremlerle birlikte ne aileler kaldı ne de binalar. Malatya nüfusunun yarısı şehri terk etti, yarısı ya konteynerlerde yaşıyorlar ya da korku, endişeyle de olsa evlerinde kalıyorlar.

Depremlerin belki bize en büyük faydası bir nebze de olsa aile ve akraba bağlarını güçlendirdi. Komşuluk ilişkisini az da olsa artırdı. Depremlerde evi sağlam olanlar tüm akrabalarını ağırladı, depremlerin o şiddetli artçıları bitine kadar akrabalık bağlarımız güçlendi. Yine birincil, ilişkilerimiz güçlendi.

Evet, bu depremler bizlere çok zarar verdi, evimizi, akrabalarımızı, yakınlarımızı aldı götürdü. Bu asrın felaketini asla unutmayacağız, belki de o anların gözümüzün önüne tekrar gelmemesi için 6 Şubat tarihinin gelmesini isteyemeyeceğiz. Depremin yüreklerdeki bu tsunami etkisi asla unutulmayacak.

Depremler Malatya’da yapı stokuna büyük darbe indirdi, yapı stoku yerle bir oldu ama asrın felaketi asıl darbeyi biz insanların vicdanına indirdi. Vicdanlar gün yüzüne öyle bir çıktı ki, insan olduğumuza utandık. Artık marketlere, dükkânlara girmeye, kısacası alışveriş yapmaya korkar hale geldik. Depremlerden önce 25 kuruş olan bir ürünün 5 liraya çıktığı, bir kiranın 500 TL’den 10 bin liraya kadar nasıl yükseldiği üzülerek izledik. Malatya’da bir ev sahibinin depremlerden önce bin lira olan kirasını 17 bin liraya kadar çıkartıp, bu soğuk kış gününde kiracısını eşyalarıyla birlikte dışarıya atmasına şaşırmadık.

İslam dini bile fazla karı uygun bulmayıp, karaborsa, bir malın fiyatının artırılıp satılmasını yasaklamış, fırsatçılığı da kul hakkı olarak nitelemiştir. İhtikâr ve fahiş fiyat yasaklanmıştır. İslam’ın bile karşı çıktığına bizim vicdanımız el veriyorsa artık sözün bittiği yerdeyiz.

Bir gecede her şeyin bir dakika içerisinde yok olduğunu gözlerimizle şahit olduk. Bundan ders çıkartmak yerine böyle bir şeyden rant çıkartmak kaygısına düştüysek, bundan sonra yapılacak bir şey yok demektir.