Deprem sonrası kayıp şehirlerin inşası

Abone Ol

“Asrın felaketi” olarak yaşanan Kahramanmaraş Merkezli 7.7 ve 7.6 şiddetinde yaşanan depremler sonrası bazı şehirlerin hafızaları adeta yerle yeksan oldu. Kadim medeniyetlerin izleri, tarihi hafızaları, şehrin vitrinleri hepsi yok oldular. Özellikle 4 il (Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay) hayalet şehirler hüviyetlerine büründüler.

Felaket sonrası depremi yaşayan illerde vukuu bulan sorunlar gün yüzüne çıktı.

Bunlar;

Altyapı ve üst yapılarda yaşanan sorunlar olarak kendini gösterdi.

Su, elektrik, gaz ve internet altyapı ve üstyapı şebekeleri hasar gördüler.

Trafik bir şehrin olmazsa olmazı olmalı deprem yaşayan illerde trafik sorunu yok demek o şehirde yaşamıyor olmak gerek.

Hala çözüm bekleyen sorunlar yumağı olarak karşımıza çıkan yaşamı düzensiz hale getiren içme suyu, internet ve telefon şebekeleri insanları zora sokmaktadır.

Deprem ile gün yüzüne çıkan önemli bir sorun toplanma ve barınma alanlarının olmayışı.

Adeta kayıp şehirleri andıran görüntülerin izlerinin silinmesi elbette kolay olmayacak ama bu yaralar sarılmadan da hayatın normale dönmesi zor olacaktır.

Deprem sonrası şehirlerin imar ve inşası için topyekûn bir seferberlik ile ancak mümkün olacaktır. Kayıp bir şehrin gün yüzüne çıkması tek başına birilerinin veya bir kurumun yapabileceği bir iş değildir. Herkes sorunun bir ucundan tutacaktır.

En başta belediyeler planlı ve projeli bir şehrin inşası için çalışma başlatacaktır. Bu çalışmaları yaparken “ben yapacağım olacak” mantığı ile değil. “Herkesin elini taşın altına koyması” mantığı ile herkesin ve her kesimin fikrine değer vermesi ile mümkündür.  Özellikle orada yaşaysan halkın fikirleri önem arz etmeli.

Belediye çalışma yaparken; Üniversiteler, STK’lar resmi ve resmi olmayan tüm paydaşları önemsemeli. Aksi halde o şehrin inşası için hep bir şeyler eksik kalacaktır.

Aktör durumunda olan belediye tüm paydaşlar ile paslaşmalı.

2024 YEREL SEÇİMLERİ

Malumunuz olduğu üzere Türkiye 31 Mart 2024 Pazar günü tarihi bir seçim yaşayacak. Bu seçimde “Asrın felaketi”ni yaşayan illerde belediye başkanı olmak isteyenleri olmazsa olmazları ve öncelikleri depremin yaralarının sarılması yanında olası bir deprem karşısında yaşanacak olumsuzlukların minimize edilmesi ile ilgili projeleri halka sunmalılar.

Bu şehirlerin yaşanmış acı hayat hikâyeleri var bunların bir daha yaşanmaması için gayretlerini halka anlatmalılar.

Adayların eğitim durumları da çok önemli bir şehir ayağa kaldırılması için planlamacısı, mimar vs. Veya vizyoner bir perspektife sahip olmalı. Malum ülkemiz bir tarım merkezi bu da donanımlı ziraat mühendislerinin önemini artırmaktadır.

Milletin oyları hiç kimsenin tahakkümünde değildir. Vizyonu olan, proje sunan ve bu konuda güven veren herkesi dinlemek gerek.

Millet olarak hep birilerinin hikâyelerini konuşma hastalığı biz de mevcut. Bunun yerine yeni hikâyeler yazacak olanların kendi hikâyelerini anlatmaları daha kıymetli olacaktır.

Millet olarak adaylara “biz sana nasıl katkı sunarız” yerleşen zihniyet yerine; “sen bize neleri kazandıracaksın” şeklinde bir fikir hâkim olmalı.

Yaşanan şehrin tüm ortak değerleri fikir birliği içinde adaylara sorular sormalı ve adayların bu sorulara cevapları net ve açıklamalı olmalı.

Gelelim sözün özüne: düşeni kaldırmak gerek, yıkılanı onarmak gerek, yıkılmaya namzet olanları ise düzeltmek gerek, elbirliği ile.