Depremin yerle bir ettiği Yeşilyurt ilçemiz Kadiruşağı Mahallesinde (Köyünde), Muhtarımız Sayın Baki Arslan’la görüştük, kucaklaştık.
Gidişimizden çok mutlu olmuştu.
Deprem, ikinci gelişinde köyde yıkılmadık yer, bırakmamıştı ama çok şükür ki vefat edenimiz veya yaralananımız yoktu. Muhtarımız,
-İlk depremden sonra köylüleri (yerlerini göstererek) buralara topladım. Birbirimize sarıldık. Ateş yaktık. Kimseyi evlere bırakmadım. Yoksa vefat eden çok olurdu dedi.
İhtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını konuştuk,
-Hiçbir ihtiyacımız yok. Devletimiz milletimiz sağ olsun. Yurt dışında bulunan yakınlarımızın da yardımları da çok oldu. Allah hepsinden razı olsun dedi.
-Depremin burada, bu kadar etkili olmasının, köyün tamamını yıkmasının sebebi ney; köyünüz fayın tam üstünde mi yoksa? dedim.
-Fayı araştırıyoruz. Eğer buradan fay geçmiyorsa köyümüzü yeniden ihya ve inşa edeceğiz dedi.
Muhtarımız Baki Arslan ilk depremin hemen ardından, köylüsüne tam olarak önderlik etmiş.
Onların içeri girmesini önleyerek canlarını korumuş. Sonra da, Devletle işbirliği içinde krizi iyi bir şekilde yönetmiş.
Kızılay oradaydı, MASKİ oradaydı. AFAD oradaydı.
Kızılay gönüllüleri gelmiş, çocukları toplamış, onlarla oyunlar oynuyorlar, konuşmalar yapıyorlardı.
Hepsinden önemlisi köy halkı gelecekten umutluydu; kol kolaydı, omuz omuzaydı, yürek yüreğeydi.
Onun için, “Deprem Kadiruşağı’nı mecaz değil, gerçek anlamıyla haritadan silmiş ama, köylülerin kalbindeki memleket aşkını silememiş” diyebiliyorum.