Darbeden futbola...

Abone Ol

Türkiye’nin iki büyük liginde futbol heyecanı hafta sonu başlayacak. Liglerin sona ermesiyle birlikte aradan geçen 100 günlük sürede çok özledik futbolu. Yaz boyunca ülkemiz çok büyük badireler atlatıp, futbol gelişmeleri gölgede kalsa da artık meşin yuvarlağın santraya dikilmesiyle her şeyi unutmak istiyoruz.
TFF 1. Lig’de Süper Lig tecrübesi olan 13 takım mücadele edecek bu sezon. Kadrosunu önemli isimlerle güçlendiren Eskişehir, Sivasspor ve Göztepe ilk etapta zirvenin favorileri arasında görülüyor. Sıkıntılı bir süreçten geçen ve transfer tahtaları kapalı olan Samsunspor, Mersin İdmanyurdu ve Elazığspor’un en zayıf halka olarak gösterilmesi normal.
Tabi tüm takımların kendi hedefleri ve bunu başarma oranları camiaları tarafından yorumlanacaktır. Bizi ilgilendiren bölümü Yeni Malatyaspor’dur. Bakan Bülent Tüfenkci kongrede, “Bu sene şampiyonluk istiyoruz” diyerek, her türlü hedef saptırmasının önüne geçmiştir. Bu saatten sonra yönetime ve teknik heyete düşen, hedef üzerinden açıklamalar yapmak değil, şampiyonluğa ulaşmak için adımlar atmak olmalıdır.
Gel gelelim bizim mahalleye...
Geçtiğimiz günlerde Yeni Malatyaspor eski teknik direktörü Cafer Aydın Sabah Gazetesi’ne önemli açıklamalarda bulunmuş. Yeni Malatyaspor’da cemaatin kulübe doğrudan müdahalesinden bahsedip, bundan dolayı görevinden ayrılmak zorunda kaldığını belirtmiş.
FETÖ’nün futbolla olan ilişkisini çok ayrı bir noktada, doğru irdelemek gerek. Cafer Aydın’ı genel anlamda makbul bir isim görmeyebilirsiniz ama söyledikleri doğru.
Ben, ‘Hüseyin Kar’ı bu şehre ikinci kez kim getirdi ve şimdi getirenler nerede’ diye sorduğumda, koca bir kulüpte herkes 3 maymunları oynadı.
Mert Korkmaz’ı bu şehre hoca olarak getirenleri, ‘bu adam paralelci’ diye uyardım ama dinletemedim. Sonra öğrendim ki; meğer o dönem söz sahibi olan arkadaş piyasada, ‘Adil Kınık’ı dinleyeceksin ama söylediklerinin tersini yapacaksın’ diyormuş.
Söylediklerimin tersini yapan o zat gerçi futbolda her şeyi tersten gördü ama olan Yeni Malatyaspor’a oldu.
Aynı uyarıyı son dönemde Adil Gevrek’e yaptım. İş yaptığı menajeri her defasında hem yayında hem köşe yazılarımda ifşa ettim. Ama başkan ‘o benim aile dostum’ dedi. O zaman millet size ‘şucu-bucu’ yazdığında zorunuza gitmeyecek!
En son sen konuş Evren!
Ülke futbolunda yıllardır bu işlerden nemalananlar şimdi maşallah bülbüle döndü. Evren konuşuyor, Cafer konuşuyor, Ümit konuşuyor... Mübarek karılar hamamına döndü. Hadi Cafer ve Ümit’i anlarım da Evren Turhan sen neyin mağduru oldun? Malatyaspor’daki oda arkadaşın kimdi ve bu adamın bugün nerelerde görüntüsü çıkıyor onları söyle!
Geçin bu mağdur ayaklarını da kimlerle hoca efendinizin dizinin dibinde nasıl oturdunuz onları anlatın, günah çıkarın!
Süper Kupa...
Konya’da Cumartesi oynanan Türkiye Süper Kupa Finalini izledim. Konya Arena’da eski dostlarla bir araya gelirken, finalin müthiş görsel şovlarına da tanık oldum. Maç öncesi verilen ‘Türkiyelilik ve birlik beraberlik’ mesajı gerçekten görülmeye değerdi.
Futbol adına her iki takımı da hazır gördüm. Galatasaray beklediğimden daha iyi çıktı. Beşiktaş yarısıyla bile bu ligi forse edebileceği sinyalini verdi. Genel anlamda pozisyon zenginliği az olsa da penaltılarda Muslera farkı kupanın adresini belirledi.