Biyografiler

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın öve öve bitiremediği Malatyalı o profesör kim?

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görülen Prof. Dr. Fahri Işık hakkında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malatya’nın yetiştirdiği seçkin bir bilim insanı Prof. Işık’ın, kazı biliminde uzun yıllar doğru kabul edilen pek çok yanlışı ortaya koyduğunu ifade etti. Peki, aynı zamanda Kenan Işık’ın da ağabeyi olan Fahri Işık kimdir, Erdoğan onun hakkında neler söyledi?

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde konuştu. Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne Prof. Dr. Fahri Işık layık görülmüştü.

Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan, arkeoloji ödülünün Prof. Dr. Fahri Işık’a takdim edildiğini belirterek, Işık’ın Türkiye ve dünya arkeolojisine önemli katkılar sunduğunu hatırlattı.

“KAZI BİLİMİNDE PARADİGMA DEĞİŞTİREN ÇALIŞMALAR YAPTI”

Malatya’nın yetiştirdiği seçkin bir bilim insanı olan Prof. Dr. Fahri Işık’ın, kazı biliminde uzun yıllar doğru kabul edilen pek çok yanlışı ortaya koyduğunu ifade eden Erdoğan, "Kitapları, makaleleri ve araştırmalarıyla Anadolu’nun binlerce yıllık zengin tarihine ışık tutmuştur" dedi. Prof. Dr. Işık’ın, kazı bölgelerinde kimi zaman çadırlarda kimi zaman köy evlerinde kalarak büyük bir özveriyle çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Erdoğan, Patara başta olmak üzere birçok antik kentte nadide eserlerin gün yüzüne çıkarılmasına öncülük ettiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk arkeolojisine sağladığı katkılar dolayısıyla Prof. Dr. Fahri Işık’ı tebrik ederek, "Kazı biliminde paradigma değiştiren çalışmaları dolayısıyla kendisini gönülden kutluyorum" dedi.

FAHRİ IŞIK KİMDİR?

1944 tarihinde Malatya'nın Yeşilyurt ilçesinin Kileyik köyünde doğdu. Babası Mevlüt Bey, annesi Fahriye Hanım'dır. Çiftin beş çocuğundan üçüncüsüdür.

KENAN IŞIK’IN AĞABEYİ

Oyuncu Kenan Işık ve arkeolog Cengiz Işık'ın ağabeyidir. Ailesi, o iki yaşındayken Malatya'ya taşındı. İlk ve orta öğretimini Malatya da tamamladı. TCDD memuru babasını 1957'de bir tren kazasında kaybetti. Yükseköğrenimini 1965 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nin Klasik Arkeoloji ve Çağdaşı Anadolu Arkeolojisi Kürsüsü'nde tamamladı. Bu kurumda Ekrem Akurgal'ın öğrencisi oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı bursu ile 1966 yılında Almanya'ya giderek Bonn şehrindeki Rhein Friedrich Wilhelm Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü'nde doktora çalışmalarına başladı. Doktorasını Nikolaus P. Himmelman danışmanlığında 1970'te tamamladı ve Türkiye'ye döndü.

1973 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesinde göreve başladı. Üniversitede Arkeoloji bölümünün kurulmasını sağladı. 1990 yılına kadar Atatürk Üniversitesinde çalışmayı sürdürdü. 1976 yılında doçent unvanını aldı; 1983 yılında profesör oldu. Anadolu lahitleri ve Likya konusunda uzmanı olan Fahri Işık, Batı Anadolu Uygarlıkları konusundaki araştırmalarında ortaya koyduğu fikirler ile Anadolu Arkeolojisi konusunda yeni bir ekol oluşmasında rol oynadı.

PATARA ANTİK KENTİNDE KAZILAR

Işık, 1988 yılında Patara antik kentinde kazılara başladı. Kazı çalışmaları sırasında kum tepeleri arasında kaybolan Patara Deniz Feneri'ni tespit etti. 1990'da, Akdeniz Üniversitesinde görevlendirildi; Arkeoloji bölümünü ve 1992'de üniversite bünyesindeki Likya Uygarlıkları Araştırma Merkezi'ni kurdu.

PATARA ANTİK TİYATROSUNDA KIYILAN NİKAHLA EVLENDİ

1998'de meslektaşı Havva İşkan ile Patara antik tiyatrosunda kıyılan nikahla evlendi. 2000'de Westfalya Wilhelm Üniversitesi'nde konuk profesör olarak görev yaptı. Almanya'da Berlin, Münster, Marburg şehirlerinde, İtalya’da Roma'da, ayrıca Yunanistan ve Girit'te bilimsel araştırma ve çalışmalar yaptı.

Fahri Işık, Patara kazı başkanlığını 2009 yılında eşi Havva Hanım'a devretti. 2011 yılında Akdeniz Üniversitesi'nden emekli oldu. Işık, emekli olduktan sonra Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinin Arkeoloji Bölümü'nde ders verdi.

Anadolu'nun özellikle batısının gelişiminin, Eski Yunan temellerine dayandığı hususundaki ön yargıları kırmak amacıyla, kendisinin bu alandaki Almanca makalelerini derleyip Türkçeleştirdi ve Uygarlık Anadolu’da Doğdu adlı eserde topladı. Kitap, ilk olarak 2012'de İstanbul'da basıldı. Sanatın ve yaratıcılığın çıkış yeri olarak gösterilen Hellas'ın Anadolu uygarlıklarından da etkilendiğini gösteren makalelerden oluşan eserini 2019'da 150 yaprak ek metin ve 200 ek resimle genişletti.

Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü tarafından Bodrum'un Ortakent beldesinde sürdürülen kurtarma kazılarına Adnan Diler ile birlikte danışmanlık yaptı.