Her Ramazan ayı yaptığımız ve Ramazan Bayramı günü unuttuğumuz eylemlerimiz var. Bahsettiğim dini bir konu değil, tamamen unutkanlığımız ile ilgili eylemlerimizden bahsediyorum.
İsrail hükümetlerinin yaptığı soykırımı ve bunu ne hikmetse her zaman Ramazan ayına denk getirmesi bizim gibi Müslüman toplumları daha çok yaralıyor. Dünyanın her yerinde zulümler işleniyor. İnsanlar toplu bir şekilde öldürülüyor. Fakat İsrail hükümetlerinin yaptığı zulmün sistematik bir tarafı vardır.
Belli bir amaç ile ve bu amacı sözde Tevrat’tan alarak yıllardır bilinçli bir şekilde sorgusuz sualsiz bir soykırım yapmaktadır. Yapılan bir araştırmaya göre İsrail halkının yüzde altmışı bu zulme destek veriyormuş. Doğrudur yanlıştır, bilemem. Fakat ben bu zulme İsrail demiyorum, İsrail hükümetleri diyorum.
Bu kavramı kabul ettikten sonra yaptığımız ve sonra unuttuğumuz eylemlere gelelim.
Mesela her Ramazan ayında “Yahudi ürünlerini almayın” başlıklı haberleri önce sosyal medyada sonra yetkili ağızlardan duymamız, Ramazan ayının bir rutini olmuştur. Ve belli illerin öne çıkmış hocalarının kürsüden biraz da mizahi bir dille “Yahudi mallarıdır, uzak durun” temalı vaazlarının sosyal medyada fenomenleşmesi bizim topluma has bir konudur.
Olayın köküne inmeden, hemen parlayıp çok az sonra unutuyoruz. Mesela tüm Almanya’nın bu soykırıma destek verdiğini zannediyoruz. Merkel açıkladı ya, destekliyoruz, diye…
Geçen gün Ahmet Çakır, şirketlerimizde bu tür ürünler satmayacağız, diye açıklama yaptı. İddia ediyorum, en fazla bir ay sonra o ürünler Esenlik’te satılmaya başlayacaktır.
Serbest piyasa ekonomisinden habersiz olanların kavrayamadığı bir olgu vardır. Çokuluslu şirketlerin ırkı veya dini yoktur. Bu konuda meşhur olduğu için herkesin ağzında Coca Cola var mesela. Coca Cola yönetimi geçen gün yazılı bir açıklama yaptı.100 yıllık bir marka olduğunu, çok ortaklı olduğunu ve Amerika Birleşik Devleti’nin bir şirketi olduğunu, İsrail ile bir alakası olmadığını anlatan bir bildiri yayımladı. Muhtar Kent kimdir? Türk’tür, Coca Cola’nın CEO’sudur, yani başındaki adamdır. Ben Coca Cola’yı mutlaka alınız demiyorum. Bırakın bizi, şuanda ABD’de “kola” ile mücadele vardır. Obeziteden dolayı ve çocukların dengeli beslenmemesi yüzünden her gün bilimsel yayınlar çıkıyor ABD’de. Zararı başka bir şeydir, yaftalamak başka bir şeydir.
Geçen gün öğrendim; yediğimiz hurma dahi bu mevsimde İsrail’den geliyormuş. Kısırlaştırılmış tohumların bilmem kaç kalemde İsrail’in tekeli vardır bu topraklarda. Biz bu tür çokuluslu markaların haberini yapacağımıza, seçtiğimiz insanların yani devlet politikamızın nasıl işlediğine bakmalıyız.
Bu şehirde Kürecik’te kurulan radar üssüne kaç kişi karşı çıktı. Belirli gruplar dışında kaç kişi on metre yürüdü. Kürecik’in nerde olduğunu bilmeyen hemşerilerimiz var. Biz bırakalım kolayı, yediğimiz salata tabağında kaç ürün İsrail malıdır, bilen var mı?
DİYANET İŞLERİ
Geçen gün Diyanet İşleri Başkanı, “Günde 1000 kişi öldürülüyor o topraklarda…” diye bir açıklama yaptı. IŞİD demedi, HAMAS demedi, EL KAİDE demedi… Diyemedi. Siz anlayın dedi. Biz anladık, anladık da, kim anlıyor? O coğrafyada adam öldürmeyi iyi bilen sadece İsrail hükümetleri değildir. Ha bu arada, sadece Ramazan ayında Filistin’i düşünüyor gibi yapıyoruz ya, inanmıyorum. Çünkü bayramın birinci günü her şey unutulacaktır.