“Çok şükür”

Abone Ol

Beş haftadır galibiyet hasreti çeken ve son 4 maçında mağlubiyet alan Alima Yeni Malatyaspor’un lider Karabükspor karşısında aldığı 1-0’ lık galibiyet sonucu taraftarlarımızın söylediği ilk söz “çok şükür“ demek oldu. Artık beraberliğin bile olsun dediğimiz bir zamanda gelen gol ile maç sonunda hanemize yazılan 3 puan belki de sezonun en değerli galibiyeti olabilir.

Atılan gol ile alakalı yerel, ulusal ve sosyal medyada zaten ilginç yakıştırmalar yapılıyor. H. Kar’ın rakibin baskısı neticesinde iyi vuramayıp hissine kapılarak üzüldüğü, diğer oyuncuların ise sırtını dönüp gitmeye hazırlandığı bir anda fizik kurallarını alt üst eden bu topun kalenin içine düşmesi bizleri ne kadar sevindirdiyse, rakip Karabükspor’u o derece üzdü.

Saha zeminine değinmeden es geçmeyi uygun bulmadığımı belirteyim. Yurt içini anlarız da, yurt dışından futbolla alakalı insanlar getirip PTT birinci liginde yer alan ve merkez nüfusu 600.000’e yaklaşan, aynı zamanda geçmişi ile de futbol şehri diyebileceğimiz bir takımın bu sahada maç oynadığını izah etmeye kalksak her halde bize gülerler. Bu işle alakalı insanlara da sorsanız 40 tane cevap verip, kendilerini aklamaya kalkarak topu taca atarlar. Bunları devamlı dile getirdiğimiz ancak, sahayı bir türlü futbola elverişli halde göremediğimiz için müsabakaya geçelim.

İlk yarısı ve ikinci yarısı farklı bir karşılaşma izledik. İlk yarısı 2 takım açısından da düşük tempoda ve rölantide geçerken ikinci yarıda 2 takım da tempoyu yükseltip, fazla oyuncu ile karşı kalelere gitmeye başladılar. Bunun sonucunda ise 2 kalede pozisyonlar yaşandı diyebilirim. Oyunun ikinci yarısı ve sonlarına doğru yapılan oyuncu değişikliklerin de Karabükspor galibiyeti isterken, İrfan hoca beraberliğe razı tercihler yaptı. Kanımca bu hamlelerde doğruydu. Yaşadığımız kötü gidişatta liderden alacağımız bir puan bile maçın gidişatına göre önemliydi. İkinci yarıda Mba’ nın pozisyonu kimseyi yanıltmasın, kesinlikle penaltıydı. Attığımız golün oluşumu ve gelme zamanı da rakibi demoralize etti diyebilirim.

Sadece bu maçla alakalı değil, PTT liginde oynanan tüm müsabakalara baktığımızda genel olarak mücadele eden takımlar bir adım önde ve avantaj sağlıyorlar. Aşırı direnç gösterip, gol yemeden karşılaşmayı götürdüğünüz zaman( tıpkı ilkyarıda ve bu maçta olduğu gibi) daha sonrasında muhakkak rakip kalede pozisyon bulabiliyorsunuz.

Keşke takımımız da her oyuncu Sadık, Ali Sakal, İrfan Başaran ın göstermiş olduğu gayreti, iyi niyeti ve kapasitesini bilerek oynamayı çoğu zaman sahada sergileyebilse diyorum. Yeni transfer edilip herkesin beklenti içerisinde bulunduğu Guido, Umut Nayır, Sandro, Sedat ve diğer oyuncuların bir an önce hazır duruma gelip takıma maksimim katkı sunmasını bekliyoruz. Kazanmamızın çok önemli olduğu bu maç sonrasında bazı hatalarımızı da görmezden gelemeyiz.

Rakip kenarlardan geldiği zaman, bu alanları savunmada bayağı sıkıntılar yaşadık.

Orta sahada organizasyonunda yine yeterli olamadık. İrfan’ ın ikinci yarıda oyuna girmesiyle biraz rahatladık ve onun bu takımın vazgeçilmez (fazla önde kalmadan, orta ikiliyle beraber) oyuncusu olduğunu gördük.

En önemlisi şunu tekrar öğrenmiş olduk. İlk yarıda ve bu maç da olduğu gibi yüzde yüz galibiyeti hedeflemeden oynayıp galip gelinebiliyormuş. Çünkü, bizim gibi takımlar açık futbolu benimseyip sahaya çıkarlarsa sonucu tıpkı üst üste kazanamadığımız 5 müsabaka gibi olur.

Alima Yeni Malatyaspor un güzel skorlar alması, iyi futbol oynaması için, öncelikle rakiplerden daha iyi mücadele etmesi gerektiği unutulmasın.

Elazığ deplasmanı öncesi aldığımız bu önemli galibiyet takıma tekrar güven verirken, taraftarlarımızı da oldukça mutlu etti. Futbolcuların bu güveni Elazığ karşılaşması ile beraber sezon sonuna kadar taşımalarını bekliyorum.