ÇOCUK İSTİSMARI

Abone Ol

Günümüz toplumumuzun önemli sorunlarından biri olan ‘Çocuğa Yönelik Cinsel İstismar’, son dönemde vakaların artmasıyla beraber gündemimize oturmuş durumda. Bu da bizi bu konu hakkında ebeveynleri bilgilendirmeye yöneltti.

Cinsel İstismar nedir? Nasıl önlenir? Öğrenildiğinde nasıl bir yol izlenmelidir? Vb. konulara teker teker değinerek iyi ve güzel bir geleceğin kaynağı olan çocuklarımızı sağlıklı bir şekilde yetiştirme konusunda farkındalık yaratacağını düşünüyorum.

Nedir bu cinsel istismar?

Üzerinde hemfikir olunmuş bir tanımı bulunmamakla birlikte cinsel istismar; bir çocuğun başka bir çocuk veya yetişkin tarafından zihinsel, duygusal ve bedensel olarak anlamlandıramayacağı, rıza göstermeyeceği cinsel eylemlere dâhil edilmesidir.

Çocuğa yönelik cinsel istismarla ilgili sayısal verilere baktığımızda ise; %30’unun 2-5, %40’ının 6-10, %30’ununda 1-17 yaş arası çocuklara yönelik olduğu görülmektedir. Bu sayısal verilere ek olarak beni en çok şaşırtıp, düşündüren veri ise istismara maruz kalan çocukların istismarcılarının %80’inin çocuğun kendi yakın çevresi olmasıdır.

Çocuklarımızı nasıl etkiliyor?

İstismara maruz kalan çocuklarda uzun süreli duygusal ve davranışsal etkiler görülmektedir. Bunların başlıcaları, korku, depresyon düşmanlık, içe kapanma, utanç, ruhsal gelgitler ve uyum problemleridir. Ayrıca cinsel istismara maruz kalan çocuklar, yetişkinlik dönemlerinde cinsel istismarı uygulamaya daha meyilli bireyler olabilmektedir. Tanısı konmayan veya müdahale edilmeyen her vaka ileri dönemlerde tramvaya bağlı olarak gecikmiş hatıraların hatırlanmasıyla etkilerini tekrar gösterip çeşitli psikolojik rahatsızlıklara davetiye çıkarmaktadır.

Peki, aileler siz ne yapmalısınız?

Ebeveynler, aile içinde gerekli takibi genel itibarı ile yapmaktadır. Fakat asıl mesele anne-baba yanında olmadığında çocuğun kendini dışarıdan gelebilecek tehlikelere karşı nasıl koruyacağıdır. Çocukta bu farkındalığı oluşturmak adına yapabileceklerimiz:

  • Cinsellik, kendi bedenlerini koruma, iyi ve kötü dokunuşu ayırt etme üzerine uygun bir dille bilgilendirmek.
  • Çocuğun beden sınırlarına saygı göstermek, bedeninin sadece kendine ait olduğunu hissettirmek,
  • Ve belki de en önemli madde, çocuğa bu tarz bir durumla karşılaştığında yardım istemeyi ve ‘Hayır!’ demeyi öğretebilmektir.

Son olarak günümüzün, küçüklüğümüzde komşularımızın en samimi niyetleriyle uzattıkları salçalı ekmeği güvenle yiyebileceğimiz bir dönem olmadığını hatırlatmak ister.

Bu tarz bir durumla karşılaşmanız veya öğrenmeniz halinde en yakın Emniyet Çocuk Şube Müdürlüğüne başvurmanızı ve Alo 183 Sosyal Destek Hattını arayıp bilgilendirmenizi tavsiye ederim.

Saygılarımla.