Başlık, Attila İlhan'ın şiirinin başlığı ve bir dizesi... Yaşasaydı ve haberi olsaydı eminim hakkını helâl ederdi büyük usta; şiirinin başlığını ödünç aldığım için. Çünkü başka çarem yoktu.
Çırmıktı'nın hatıra yüklü konaklarının 6 Şubat'ın o kahredici saniyelerine yenik düşmesinden geriye kalanı bu üç kelimenin yan yana gelmesinden daha anlamlı başka hangi kelimeler anlatabilirdi ki…
Elde var hüzün…
Önce Çırmıktı, sonra İsmet Paşa nihayetinde Yeşilyurt.
Ama orası hep Çırmıktı'dır Malatyalı için.
Çünkü kadimden geleni, Çırmıktı anlatır en iyi.
...Ve kadimden gelen o sokakların yakışıklı mı yakışıklı, güzel mi güzel, özel mi özel konaklarının hayat bahşettiği süslediği Çırmıktı'nın o sokaklarında şimdi hüzünden başka ne var ki…
Elde var hüzün…
Bir zamanlar Derme Suyunun coşkun akışı gibi hayatın gürül gürül, coşkun aktığı Çırmıktı'nın o konakları, şimdilerde, Behçet Necatigil'in, “Evlerin içi oda oda üzüntü” mısrasını bile geride bırakan biçimde, “konakların içi oda oda yıkım / konakların içi oda oda hüzün”dür bugün.
Ve Çırmıktı insanının tarihini, kültürünü, örfünü, âdetini, geleneğini; duvarında, odasında, taşında, kerbiçinde, çatısında, cumbasında, penceresinde, merdiveninde, pervazında, deseninde, renginde, çizgisinde barındıran Çırmıktı'nın o güzelim konakları…
Şimdi o konaklar yıkık, kırık - dökük ve boynu bükük...
Şimdi o konakları en iyi anlatan kelime; hüzün.
Boynu bükük konaklar...
Ve virane olmaya bir adım kalmış konaklar...
Eski zamanı yeni zamana taşıdı o konaklar.
Yuva oldu, dumanı tüten ocak oldu, koruyan kollayan çatı oldu o konaklar...
Yenilendiler, onarıldılar ama inşa edildikleri ilk anın mesajını ve dokusunu koruyabildikleri kadar korudular.
Bugünün şahsiyet yoksunu mimarisine karşı hep asaleti temsil ettiler.
Çırmıktı'ya kimlik oldu; çarşısına, sokağına, caddesine karakter kazandırdı o konaklar.
Kimbilir kaç Çırmıktılı'nın gülüşü, kahkahası yankılandı duvarlarında; kimbilir kaç insanın üzüntü ve acısını paylaşarak azalttı o odalar, o duvarlar ve insana ferahlık, sükûnet veren o avlular…
Şimdilerde unutulmayı yaşayan ve o görkemli günlerinden eser kalmayan Çırmıktı'nın güzelim konakları…
Kırık, yitik, kaderiyle başbaşa bırakılmış ve unutulmuş gibi.
…
Malatya türkülerinin coşkun sesi Hakkı Coşkun'un Çırmıktısının konakları…
Mesut Parlak hocamın Çırmıktısının yakışıklı konakları…
Merhum Mehmet Kavuk'un Çırmıktısının güzel konakları…
Şimdi o konakların kırık camlarından, sökülmüş pencerelerinden, yıkık duvarlarından içeriye süzülen rüzgar hep aynı şeyi fısıldıyor: Elde var hüzün..