6 Şubat. Sadece depremden etkilenen on bir ilin değil koskoca bir ülkenin, dünyanın unutamayacağı o kara gün. O kara günde sadece deprem değil kış şartları da vurmuştu kayısı kentlileri. Tipiden göz gözü görmüyor, arabaların klimaları yakıt sıkıntısı yüzünden aralıklarla çalışıyordu. İşte öyle günde can kaybının az olması en büyük temenniyken kimse fark edemedi yıkımı. Depremin tahribatını. İnsanın memleketi ölür mü? soruyorum size. Siz hiçbir şehri yıkılırken gördünüz mü?
Yeşilyurt… Dalbastı kirazı, kiraz yaprağı sarması, doğal kaynak suları, serinleten kanalı ve cumbalı evleri ile görülmeye değer incimiz. Ne kaldı Yeşilyurt’ta 6 şubatın soğuğundan başka? Hasret kaldı, özlem kaldı, acı kaldı koskoca bir şimdi ne olacak sorusu kaldı. Aktif bir fay hattı üstünde bulunan bu şirin tarihi ilçemiz, köyüm, memleketim büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldı. Duvarlarda yazan yıkıldı yolunu bekleyen şehir yazısı hiç bu kadar dokunaklı gelmemişti mesela bana hiç bu kadar doğru ve gerçekçi.
İlçe nüfusunun çoğu zorunlu göç etti ama geri dönme umuduyla. Geri de döndüler iklim koşulları daha yaşanabilir olunca. Çünkü bir ayçiçeğinin güneşe bakışı gibi sever bizim çırmıktılılar memleketini.
Şimdi ne olacak? Ağır hasarlı ve yıkılan yapıların yerine yenileri nerede yapılacak? Cumbalı evleriyle tarih kokan şirin köyümüz onarılabilecek mi? bu soruların cevabını inanın bilmiyorum. Ancak depremden sonra zorunlu göç etmiş ve memleketinden uzak kalmış biri olarak dönünce yaşadığım huzuru sizlere söylemek isterim. Siz de dönün bu memleket terk edilmeyecek kadar güzel. Beraber iyileşip beraber düzeleceğiz. Hatalardan ders çıkarıp yeni Yeşilyurt’u en güzel en sağlam haliyle yeniden inşa etmeliyiz. Bu memleket bizim, yitip giden her can bizim, yıkılan her ev bizim. Kimse birileri daha fazla kazanacak diye yitip gitmesin artık. Sağlam binalar, sağlam kontroller yapılsın. Depremler yaşanabilir ancak deprem değil yapı öldürür. Bu bilinçle hareket edilirse Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde bile geçen Yeşilyurt’umuz gibi daha nice ilçemiz böyle büyük acılar yaşamaz.
Sevgiyle kalın...