Dün, İstanbul’da gitmiş olduğum bir sempozyumda hatiplerden birinin toplumda kadının yeri hususunda açıklama yaparken islamın kadına değer vermediği yönündeki ısrarlı direnişi üzerine bu yazıyı kaleme almam gerekti. Bu konunun uzmanı değilim. Sürçi lisan edersem kusuruma bakılmasın…
İSLAMDA KADININ YERİ VE ÖNEMİ
“Cennet annelerin ayakları altındadır” ifadesi, İslam’da kadının ve özellikle annenin değerini en güzel şekilde özetleyen bir hadistir. Bu ifade, İslam’ın kadına verdiği önemi ve annelik makamının yüceliğini vurgulamaktadır. Kadın, İslam’da yalnızca biyolojik bir varlık değil; eğitici, yol gösterici, ahlak inşa edici bir rol üstlenmiştir. Hem Kur’an-ı Kerim’deki ayetler hem de Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) hadisleri, kadının toplumdaki yerini ve annelik makamını yüceltmiştir.
Bu makalede, İslam’ın kadına verdiği değeri ayetler ve hadisler ışığında ele alacak, anneliğin manevi yüceliğini ve bu bağlamdaki İslami ritüelleri inceleyeceğiz.
İSLAMDA KADININ DEĞERİ
İslam, kadınların onurunu ve haklarını korumayı ilahi bir emir olarak benimsemiştir. Cahiliye döneminde kadınlar, toplumda neredeyse değersiz bir konumdayken, İslam onları hak ettikleri şerefli konuma yükseltmiştir.
KUR’ANDA KADININ YERİ
Kur’an-ı Kerim’de kadın ve erkek eşit derecede Allah’a kulluk etmekle sorumlu tutulmuş ve aynı haklara sahip oldukları belirtilmiştir:
“Ey insanlar! Sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık…” (Hucurât, 49/13).
Bu ayet, kadın ve erkeğin yaratılış bakımından eşit olduğunu ve Allah katında üstünlüğün yalnızca takva ile ölçüldüğünü ifade eder. Kadınlar, eğitimden ibadete, ticaretten toplumsal sorumluluklara kadar birçok alanda erkeklerle eşit fırsatlara sahiptir.
PEYGAMBER EFENDİMİZİN(s.a.s) KADINA BAKIŞI
Peygamber Efendimiz, kadınlara karşı şefkat ve saygıyı öğütlemiştir. Bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:
“Kadınlar konusunda Allah’tan korkunuz! Çünkü siz onları Allah’ın emaneti olarak aldınız.” (Müslim, Hac, 1218).
Bu hadis, kadının sadece eş ya da anne olarak değil, insan olarak bir emanet olduğunun altını çizer ve ona iyi davranılmasını emreder.
ANNELİK MAKAMININ YÜCELİĞİ
Annelik, İslam’da en kutsal görevlerden biri olarak kabul edilir. Kur’an ve hadislerde annelik, hem manevi bir sorumluluk hem de cennet kapılarını açan bir anahtar olarak tasvir edilmiştir.
Kur’an, anne-babaya itaatin önemini sıkça vurgulamış ve özellikle annelik makamını ön plana çıkarmıştır:
“Biz insana, anne ve babasına iyi davranmasını emrettik. Annesi onu nice zahmetlerle karnında taşımış, nice zahmetlerle doğurmuştur…” (Lokman, 31/14).
Bu ayet, annenin çocuğu için çektiği sıkıntılara dikkat çeker ve ona saygı göstermenin ilahi bir emir olduğunu hatırlatır.
Bir sahabenin Peygamberimiz’e (s.a.v.) gelerek, “Ey Allah’ın Resulü! İnsanlar arasında iyi davranmaya en çok kimin hakkı vardır?” diye sorduğunda, Peygamber Efendimiz şu yanıtı vermiştir:
“Annen, sonra annen, sonra annen, sonra baban.” (Buharî, Edeb, 2).
Bu hadis, annenin toplumdaki rolünü ve onun çocuk üzerindeki hakkını açıkça ifade eder. Annenin emekleri, fedakârlıkları ve çocuklarının hayatındaki önemi, onun üstün makamının temelidir.
İslami Ritüellerde Kadının ve Annenin Rolü
1. Doğum ve Çocuk Yetiştirme:
Annelik, çocuğun ilk eğitmeni olarak çok önemlidir. İslam, annenin çocuğa Allah sevgisini, ibadeti ve ahlaki değerleri öğretmesini emreder. Anneler, çocuklarının dini eğitiminde birincil rol oynar. Buna göre kadın, erkeğen de toplumdaki yerini alma safhasının başlangıcır, mimarıdır.
2. İbadet ve Dua:
Kadınlar, ibadette erkeklerle eşittir. Ancak annenin evlatları için yaptığı dua, Allah katında daha özel bir yere sahiptir. Peygamber Efendimiz, “Anne ve babanın evladı için ettiği dua reddedilmez.” (Tirmizî, Birr, 3) buyurarak bu gerçeği vurgulamıştır.
3. Toplumsal Sorumluluk:
Kadınlar, İslam toplumunun manevi direğidir. Aileyi koruma ve çocuk yetiştirme görevleri kadar toplumsal sorumlulukları da vardır. Peygamberimiz, kadınların toplum hayatında yer almasını desteklemiş ve onların fikirlerini önemsemiştir. Özellikle bu başlığı çok geniş anlamda anlamak ve kadının toplumun her alanında bulunabileceğini bilmemiz ve buna imkan sağlamamız gerekmektedir.
ANNELERİN AYAKLARI ALTINDAKİ CENNET VE BU HADİSİN GÜNÜMÜZE YANSIMAKARI
“Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisi, annenin fedakârlığını, sevgisini ve evlatları üzerindeki emeğini yücelten bir metafordur. Ancak bu ifade, sadece biyolojik anneliği değil, aynı zamanda şefkat, merhamet ve rehberlik eden her kadını da kapsar.
Günümüzde anneliğin değeri, modern yaşamın hızında ve bireyselliğin ön planda olduğu toplumlarda kimi zaman unutulmaktadır. Oysa İslam, annenin sadece bir birey değil, toplumu şekillendiren temel bir yapı taşı olduğunu hatırlatır. Kadınlar, annelik rollerinin yanı sıra toplumsal hayatta aktif olarak yer aldıklarında, daha adil ve merhametli bir dünya inşa etmek mümkündür.
Sonuç olarak;
İslam, kadını ve özellikle anneyi en yüksek mertebede değerlendirmiştir. Kur’an-ı Kerim ve hadislerde annelere olan saygının bir ibadet gibi kabul edilmesi, İslam toplumunun temel taşlarından biridir. Annelik, yalnızca biyolojik bir süreç değil, ahlaki ve manevi bir liderliktir.
“Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisi, annenin fedakârlığının ve sevgisinin insanlık için ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatır. Bu nedenle, kadınların ve annelerin haklarına saygı göstermek, İslam’ın temel öğretilerine uygun bir hayat sürdürmenin en önemli adımlarından biridir.
Günümüz toplumunda kadına ne derece önem verildiğini televizyon programlarına bakarak anlamak mümkün. Yani kadını asıl başkalaştıran ve onun onurunu kıran şimdiki sistemdir. Kadını bir eşya gibi veya cinsel bir obje gibi gösterip onu özgürleştirmiş gibi göstermek kadına en büyük yanlış, hakaret ve ihanettir.
Bir yandan cenneti kadının ayağının altında görecek kadar yücelten islam inancı, diğer yandan kadını hergün oyuncak hale getiren batının fikir emperyalizmi. Taktir sizin.
Saygılarımla…