CENAZE YEMEKLERİ
İl Müftüsü Veysel Işıldar hocamız Malatya’nın bir yanlışından bahsederek noktayı koydu:
“Taziye yemeklerinin verilmesinin dinimizde yeri yoktur”
İşte bu kadar.
Defalarca yazdık bu köşede:
“Yapmayın, etmeyin, cenaze yemeğinin ölüye bir faydası yoktur” dedik.
Olan da olmayan da bir gelenek haline gelen cenaze yemeği vermeye başladı!
Hemen hemen otuz kırk yıl önce peyda olan bu yanlış adet yanlış gelenek yanlış uygulama artık bir son bulmalı.
Kaç kez ikaz ettik, uyardık “cenaze evleri yemek vermesin“ dedik.
Ama dinletemedik.
Takip ettik ki hâlâ aynı tas aynı hamam.
Tanık olduğum bir cenaze de cenaze sahipleri yoksul denecek durumdalardı…
Gelirleri iyi değildi.
Kıt kanaat geçinen aileydi.
Anneleri vefat etti.
Haliyle “konu komşuya ayıp olmasın” hesabıyla kalkıp herkesin yaptığı gibi sanki buna mecburlarmış gibi yemek verdiler.
Takip ettim, kendileri yemek için belediyenin getirdiği maslara oturmadılar ki gelenlere yemek kalsın, mahcup olmasınlar.
Ve aynı yemeğe bir de baktım ki diğer sokakta oturan bir iki esnaf “şurada cenaze varmış, gidip öğlen yemeğini orada yiyelim” diyor…
Elbette ki yemek sonrası cenaze sahiplerine, vefat eden kişiye dualara ediliyor, Allah kabul etsin.
Ancak, geçim darlığı çeken kimi aileler borç harç edip cenaze yemeği veriyor sonra da o borcu ödemek için sıkıntıya giriyorlar.
Hatta ona buna mahcup olmamak için bankadan faizle kredi çekip cenaze yemeği verenler var!
Faiz ödenen parayla cenaze yemeği vermek…
Hadi çıkın işin içinden.
Son söz olarak, müftü beye bu “taziye yemeklerinin dinimizde yeri yoktur” diyerek açıklama yapmasını yürekten kutluyorum.
Ey cemaat ! Duydunuz mu?
Duyanlar duymayanlara duyursunlar ki cenaze evinde yemek verme adeti yanlıştır.
O kadar.
Ancak varlıklı aileler ille de yemek vereceklerse o yemek parasını bir hayır kurumuna veya bir vakfa bağışlasınlar yemek vermekten daha hayra geçer bunu da söylemiş olayım.