Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 102. yıldönümü münasebetiyle yayımladığı mesajda, şu dikkat çekici ifadeleri sizlerle paylaşmak isterim:
“Çanakkale Zaferi, vatanı, dini, hürriyeti ve istikbali söz konusu olduğunda Türk milletinin neleri göze alabileceğini, neleri başarabileceğini tüm dünyaya göstermiştir. Bu yönüyle Çanakkale, dün olduğu gibi bugün de, milletimiz, ülkemiz ve geleceğimiz üzerine plan kuranlar için hiçbir zaman unutmamaları gereken bir derstir. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında yaşananların, bir asır önce Çanakkale’yi yedi düvele mezar eden mücadeleci ruhun ne kadar taze, ne kadar diri olduğunu hepimize gösterdiğine inanıyorum. Tıpkı 102 yıl önce Çanakkale’de olduğu gibi, 15 Temmuz gecesi de en modern silahlar, milletimizin azim, inanç ve kararlılığı karşısında çaresiz kalmıştır. En zayıf anında bile 'Çanakkale geçilmez' dedirten bir inancın mirasçısı olan bu millet, kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla, 15 Temmuz'da vatanını koruma, demokrasiye ve bağımsızlığına sahip çıkma konusundaki kararlılığını tüm dünyaya ilan etmiştir.”
Tarihin tekerrürünün en belirgin şekilde yaşandığını gözler önüne seren bu mesajı iyi anlamamız gerekir.
Çanakkale, sadece bir savaş bir zafer, bir destan değil bir ruhtur.
Çanakkale ruhu sadece Türklerin değil tüm Müslümanların tek vücut oldukları ve şahadete koştukları İslam sancağının düşmemesi için bir ölüm kalım savaşı verdiği bir diriliştir.
Çanakkale bu coğrafyadaki bin yıllık tarihimizin her anına damga vuran istiklal ve istikbal mücadelemizin, kararlılığımızın, iman gücünün, çok büyük fedakârlıklarla bir kez daha teyit edildiği yerdir.
Azmin ve imanın teknolojiye galebe çaldığı tarihte eşine çok az rastlanan bu büyük destan, namusu bildiği vatanının ve milletinin bekası için gözlerini kırpmadan canlarını vermeyi göze alan yüz binlerce kahramanın eseridir.
Aynı zamanda Çanakkale Zaferi, binlerce yıllık şanlı tarihe sahip milletimizin, son 2 asırdır yaşadığı hüsrandan silkinişinin, âdeta kendi küllerinden yeniden dirilişinin sembolüdür.
Milletimizin en seçkin, en yetişmiş, en verimli nesillerini feda edişinin adresidir.
Çanakkale tarihin en büyük medeniyet mücadelesinde şehit düşen yüzbinlerce vatan evladının, bir gül bahçesine girercesine toprağa düştüğü inancın kararlılığın vatan ve millet sevgisinin, bayrak aşkının tarihe kanlarıyla yazıldığı yerdir.
İşte 15 Temmuz’da kadınıyla, erkeğiyle genciyle yaşlısıyla tanklara, namlulara, uçak mermilerine göğsünü siper eden aziz milletimizin mücadelesini anlamak için Çanakkale’deki ruhu anlamak gerekir.