Büyük Malatya!

Abone Ol

Gelişmiş ülkelerin gelişmiş şehirleri ile gelişmekte olan veya gelişmemiş şehirlerin farkını bizler yaşayarak öğreniyoruz.

Bazı şeyler bu ülkede ve bu şehirde değişmiyor; Fizan’a da gitsek yine değişmeyecek!

Çünkü yapılan her uygulamada halk düşünülmez…

Esnaf düşünülmez…

Orada ikamet eden insanlar üçüncü plana atılır…

Daha dün okudum BUSABAH’ta Yakup Arkın’ın haberini…

Özel İdare İş Merkezi’nin halini Malatyalılar iyi bilir…

Bi sürü süreçten geçti ve bir türlü çözülemiyordu ve en sonunda satışı gerçekleştirildi. Ama her zaman ki gibi yine o bölgenin esnafı düşünülmedi.

Kaç aydır yıkım işlemi sürüyor ve sadece etrafına suntalar ile kaplama yapılmış. Toz bulutu yüzünden esnaf kan ağlıyor.

Malatya’nın göbeğinde, o yıkım sırasında tozu önlemek için bahçe hortumu ile sulama yapılıyormuş.

Daha Büyükşehir olmadan önce tabelaları hazırlayan zihniyet değişmemişti, değişmeyecek de.

Bu memlekette bi yer yıkıldığı zamana ya da bi yer yapıldığı zaman “halk” düşünülmez.

İsminin başına tabelada “büyük” yazdırabilirsin ama orada yaşayan halk senin “büyük” olmadığını bilir.

Mesela Hürriyet Parkı…

Bir yıldır kapalı ve ne olacağı, ne zaman olacağı belli değil!

Yeşil Kuşak Projesi vardı, ne oldu?

Bilen var mı?

Malatya’nın az sayıda doğal klima etkisi yapan yerlerinden biridir Hürriyet Parkı…

Nedense kapalı ve ne zaman açılacağı bilinmiyor.

O bölgede esnaf olan bir arkadaşım ile konuştum, “Bi çalışma yok” diyor.

Çalışma yok ise niye kapattınız?

Seçilmek demek, insanlara hizmet yapmak demektir. İnsanlara hizmet yaparken hizmet yaptığın kişileri unutmak, o kişilere hizmet yaptığın anlamına gelmez. Belirli kişilere “hizmet” yaptığın anlaşılır.

Birileri bu milletin malını ihale ile alabilir ama o birileri bi şeyler yaparken halkı düşünmeden ve sadece kendi çıkarlarını düşünerek bi şeyler yapıyorsa bunun tek suçlusu isminin başına “büyük” sıfatını koyanlardır.

Yani seçilenlerdir…