Bütün insanlık kalbimizde

Abone Ol

Bir sesleniş ya da sadece söylemlerle sevmek değil, Malatya aşkı bir “yaşayış” olmuştur.

Biz insanlar sonsuz ve soğuk uzayda dönen bir topacın üzerinde yaşayan çocuk umutları gibiyiz. Kimimiz yaz kimimiz kışı yaşarken adapte olmuşuz bu sisteme.

Bir çocuk hayalperestliğinde kurulu tüm kâinatta bizler belki de insancılık oyununu oynamaya çalışan ve bilinci, oyun bitince rafa kalkan canlılarız. Bu oyunda bir tek biz insanlar da yok bitkiler, hayvanlar âlemi de bu oyunda bizlerle beraberler.

Kıtalara dağılan insanlığı birleştirecek tek mekanizma ise insan kalbi . İnsanlık ortak iyi duygularda aynı frekansı yakaladığı zamanlarda barış oyunu oynanırken, kararan kalplerinde kin ve nefret frekansında birleştiklerinde ise savaş ve bebek ölümlerinin olduğu insanlığın karanlık tarihlerini anlatan oyunlar oynanmakta.

Oysaki sonsuz soğuk ve çoğu yerleri karanlık olan uzayda bizim bizden başka kimsemiz yok. Birbirimizi yok edersek bu sığındığımız yeşil kara parçası yine ıssızlaşır ve yaşam olmayan diğer gezegenler gibi olur.

Hâlbuki bir yer insanla güzeldir. İnsanın yaşamadığı yerlerin güzelliği anlık olur ve ne kadar güzel olursa olsun insansız yerde kalmak istemezsiniz

İnsanı diğer canlılardan ayıran iki ayağı üstünde yürümesi değil insanın insana yürümesidir.

Peki, tüm insanlık adına konuşursak birbirlerini tanımadığı halde kavgalı olan ve birbirlerini savaşlarda öldürmek için yürüyen milletlere yani biz insanlara ne oldu ki böyle acımasızlaşabiliyoruz?

Bizler çocuklar iken dönen topacın etrafında gülüyorduk, sonra o topaç büyüdü ve kocaman dönen bir dünyanın üstünde yaşadığımızı öğrendik.

Bu da bir oyun; kırmaya, öldürmeye gerek yok olmamalı.

Hani bizler evine, eşine evlatlarına, anne ve babalarına yürüyen insanlardık?

Nasıl insanı öldürmeye yürürüz? Öldürmeye yürüdüğümüz her insanda aslında kardeşimizi çocuklarımızı ve anne ve babamızı katlediyoruz.

Sebepsiz, sadece çıkar için yapılan savaşlar insanlığın kara sayfasıdır ve insanlık can çekişirken bizim kayıtsız kalmamız en büyük kan kaybedişimiz olur.

Mutlu barış dolu yarınlar için kalbimizi aynı güzel frekanslara getirmek mecburiyetindeyiz…