BUSABAH ekibi

Abone Ol

Uzun zamandır yazmamanın verdiği tembelliğin tadını çıkarmaya gayret göstersem de aslında “yazmamak” her “yazar” için sıkıntılı bir haldir.

Bu sıkıntılı halin bende bıraktığı sancılı halin dışarıya yansıması aslında çok farklıdır.

Kafanda çok konu vardır yazacak ama bir türlü elin gitmez o klavyeye…

Ya zaman bulamazsın…

Ya da zaman bulunca bahane üretirsin…

Özürlerimi belirtmekle beraber bundan sonra daha az yazacağım…

Bu arada, sürekli mobil bir halde yaşarken BUSABAH’ı her gün yine aynı heyecan ile okumaya devam ediyorum.

BUSABAH’ın o kaliteli kâğıdını belki hissedemiyorum ama Yakup Arkın’ın acar muhabirliğini internetten de okusam hissedebiliyorum.

Zeynep Irmak Gürşen’in haberindeki o zarifliği, Mutlu Sarıgül’ün haberdeki emeğini daha ilk paragrafta anlıyorum.

BUSABAH ekibiyle belki artık aynı havayı solumuyoruz ama Büşra Ünal’ın editoryal dokunuşlarını, habere farklı bakış açısını görmemek için kör olmak gerekir.

Salim Öz’ün çizgi dünyasını yani grafiğin can bulduğu sayfaları çevirince hatırlamamak tabii ki haksızlık olur.

Fatih Avcı’nın spora bakış açısını, bilgisini ve okura olan saygısını hiçbir zaman unutmak mümkün değildir. Günün belli saatlerinde yapılan yorumlara tek tek cevap yazar Fatih.

Arada yardım ettiğim gazete sayfa nüshalarını titizlikle takip eden, düzelten, yorumlayan Gonca Karaduman'ın o işe olan aşkını görmemek daha bir ayıp olurdu herhalde.

Malatya’da “dağıtım” denince akla ilk gelen isimlerden olan Mehmet Kıroğlu’yu yazmamak olmaz. On yıldan fazladır bu sektörde çalışan bir insanın şimdilerde dağıtım/abone sorumluluğunu, ekibine olan hâkimiyetini bu sayfada yazmamak çok ayıp olurdu.

İbrahim’i, Mahmut’u, Akif’i, Erkan’ı, Ömer’i, Ahmet’i, Ali’yi ve Arif Abi’yi aslında BUSABAH okurları tanır. Çünkü her gün, sabahın ilk saatlerinde BUSABAH abonelerine gazetelerini sorunsuz bir şekilde ulaştırırlar. Bu işin en zor sektöründe Malatya’nın en çok abonesi olan bir medya grubunda başarıyla çalışmaktadırlar.

“Baba ne haber” diye giriş cümlesiyle içini ısıtan BUSABAH’ın Reklam ve Halkla İlişkiler Müdürü Murat İpekten’i yani tüm Malatya’nın bildiği MORİS abimizi unutmak demek, ölmekle eş değerdir galiba. Herkese ama herkese yardım elini uzatmaya çalışan iyi bir ağabeydir Murat Abi…

İşte bu ekibi bir arada tutan ve her daim kollayan biri vardır. Başarının sırrını her defasında çalıştırdıkları arkadaşlara tekrar eden, işi ehline teslim eden, sürekli kurumsal olmaya çalışan bir ortamı yani BUSABAH gazetesini sürekli büyütmeyi hedefleyen Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mehmet Aydın’ı hatırlatmak isterim size…

Mehmet Abi, bu ortamı oluşturan ve herkes ile arkadaş olan bir patrondur. Malatya’da medya sektöründe BUSABAH ile ilkler başarılmıştır ve halen sürekli kendi ile yarışan tek gazetedir.

İşte ben yirmi gündür bu ekipten uzağım…

Şehir dışına çıktık ve bundan sonra daha az ve daha öz yazmayı düşünüyoruz.

İsmini unuttuğum varsa affetsin…