Yeni Malatyaspor - Rize maçını o saate koyup, alenen cinayete teşebbüs suçu işleyen federasyonu Allah’a havale ederek yazıma başlamak istiyorum.
Bu nasıl bir düşünce, nasıl bir mantık, nasıl bir kafadır ki; ülkenin en sıcak iklimine sahip Doğu Anadolu’daki bir kentte 30 derece sıcağın altında futbol oynatılıyor!
Neymiş, ‘yayıncı kuruluş öyle istemiş’
İyi o zaman onlar istiyor diye maçtan önce hepimiz 1 dakika boyunca amuda kalkık bir şekilde maçı çeken kameraları da öpelim!
Sahada 90 dakika boyunca dilleri dışarda koşan futbolcuların ağır çekimde, futbol olmadığına emin olduğumuz garip bir oyunu oynamaya çalıştığı bir müsabaka izledik hep birlikte.
Allah’tan ki ligin yeni takımı olmaları ve başlarında bir hocanın bulunmaması gibi dezavantajlarından kaynaklı, henüz takım olamamış bir takım vardı karşımızda.
Yoksa sonuç hezimet olurdu.
Bir sezonda bulabileceğimiz kadar pozisyonu sıcaktan terlemiş lakayt ayaklarla harcasak da, sahada doğru işler yapan isimlerimizle 3 hafta sonra 3 puanı bir arada gördük.
Ha bu arada Erol Hoca’nın radikal değişikliklerine gelecek olursak…
Kazandığımıza göre tuttu.
Ama her zaman bu kadar şanslı olmayabiliriz.
Kadromuz geniş olur, gelen gideni aratmaz, o zaman Khalid’i de kes, Chebake’yi de…
Zaten orta sahan kan ağlıyor, birde üstüne takımın en çok koşan adamını kesiyorsun.
Orta saha demişken, Donald denilen adamı bu takıma transfer eden her kimse onu saygıyla anıyorum!
Bir kere kesici değil, hızlı değil, akıllı değil, üretken değil, değil oğlu değil!
Her pozisyon sonrası bize ‘ahhAzubuike Ah!’ dedirten Donald konusunda umarım ben yanılıyorumdur.
YEŞİLYURT DA KAZANDI, PÜTÜGE DE…
BAL’da sezonu iki Malatya takımı arasındaki müsabakayla açtık.
Yeşiltepe’de uzun yıllar şahit olmadığım kadar kalabalık bir futbolsever topluluğunun önünde oynanan müsabaka her açıdan alkışı hak etti.
Gerek maç önü, gerekse de müsabaka esnası ve sonrasında yaşananlar Malatya’ya fazlasıyla yakıştı.
Geçen sezon ve daha önceki sezonlarda yaşanan rezillikleri unutturan o güzel tabloyu ortaya çıkaranları tek tek kutluyorum.
Maça gelecek olursak…
Kim ne derse desin; sıcak hava, maçın iki Malatya takımı arasında oynanması, futbolcuların görücüye çıkmış gelin edasıyla varını yokunu ortaya koyma çabası gibi etkenler, takımları olumsuz anlamda fazlasıyla etkiledi.
Ancak buna rağmen ben iki takımı da beğendim…
Pütürge Belediyespor elindeki imkanlarla kurabileceği en iyi takımı kurmuş. Teknik ekibi tarafından iyi antrene edildiği de her halinden belli olan bu ilçe takımımız ligde kolay lokma olmaz bence.
Gelelim Yeşilyurt Belediyespor’a…
Kim ne derse desin, iyi takım oluşturulmuş vesselam.
Kaleden tutun da en uca kadar, takımda boş adam yok. Her oyuncu ne yaptığını biliyor, her oyuncu görevini yerine getiriyor.
E kulübede de kariyeriyle bu ligin çok üstünde, Malatya’nın kendi çocuğu Hayati Palancı var.
İnşallah Yeşilyurt Belediyespor için ‘O sene bu sene olacak.’ Satırlarıma son verirken, sporun her branşına katkı sunan yönetenlerimize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.