BULAK

Abone Ol

MALATYA 3 Mart Cumartesi gecesi çok güzel bir etkinliğe imza attı.

Malatya’mızın yetiştirdiği uluslararası büyük çalışmalara imza atan TURGAY KURAL’ın yönetmenliğinde çekilen BULAK belgesel filmi göz doldurdu.

İl Kültür Turizm Müdürlüğü ve MAFSAD’ın katkılarıyla düzenlenen geceye Malatyalılar gereken ilgiyi göstererek sanatın sanatçının yanında olma gereğini bizlere hatırlatmış oldu.

TURGAY KURAL birçok ulusal düzeyde ödüller almış ve halen Ardahan Üniversitesi’nde öğretim görevinde Malatya’mıza gurur yaşatan sanatçılarından.

BULAK belgesel filmi konu olarak Ardahan’daki Çıldır Gölü etrafındaki köylüleri kapsamakta. Kışın eksi 30’ların üstüne düşen hava sıcaklığı Çıldır Gölü’nü dondurmakta. Burada balıkçılık yapan köylüler kışın bu şartlarında buzları kırarak yine balıkçılık yapmaya çalışmaktalar ve bu köylü balıkçıların bir kısmıda kadın. Sebebi ise kırsal doğa şartlarından dolayı dışa göç veren il de yeterli insan gücünü bulamayan ahali. Çözümü evdeki eşlerinden bulmuş birçok balıkçı hanımıyla birlikte buzları kırıp Çıldır Gölü’nden balıkçılık yapmakta.

Bu şartların insanları taşıdıkları bir nokta ve insanın şartlarla mücadelesi halinde geçmekte. Balıkçılığın yasak olduğu dönemdede hayvancılığa yönelen köylüler yine en büyük desteği evlerindeki hanımlarından görmekte. İşte bu kadın gücünün toprağa, aileye işlenmiş ve perçinleşmiş portresini yöre halkını izlerken belgesel filimde görmüş olduk.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü yaklaşırken yapılan bu filim ziyafeti ile bizleri daha bir farkındalığa itmekte. Sanatçıların her yaptığı yapıtlar insanlığın en derin ayak izlerini yaşamda bırakmaya devam ediyor ve durup düşüncelere sevk ediyor.

Biz geçen Kadınlar Günü’yle yaklaşan Kadınlar Günü arasında ne kadar kadınların toplum hayatını yoğuran ve olgunlaştıran emeklerini fark edip onlara olması gereken saygınlığı verdik.

Kısa filimler, kitaplar, tezler, tiyatrolar hayatımızı sanatsal dokunuşlarla güzelleştiren kadınlarımızı daha çok anlatmalıyız. Belki böylece daha bir duyarlı oluruz. Kim bilir kadın cinayetleri azalır hatta yok olur. Bunu ancak insan yüreğine ulaşabilirsek yapabiliriz. Buda sihirli bir pencere olan sanatla olur. Sanatın her dalında insanlığa en büyük emeği harcayan kadınlarımız anlatılmalı. Bu tüm sanatçıların ömür çiçeği olan kadınlara bir borcu.

Kadın baskı ve cinayetlerinin olmadığı bir dünyada buluşmak edasıyla.