Bu sabah…

Abone Ol

Bu sabah senle uyanmak istedim. Aşka inanan her insana merhaba demek istedim; sen varsan ben de varım demek istedim.

Bu sabah senin ellerinde merhaba benizli bir bahar havası tadında kahve içmek isterdim, yokluk sırtımı kanatırken, Doğu’daa çocuklar ve bebekler kurşunları sayarken; insanlığın bu vahşi yüzünü unutmak ve yeniden aşka inanmak istedim

Bu sabah sana bize koşuşan çocuklar hayal ettim. Ki bence hiçbir çocuk kurşundan kaçmak için koşmamalı…

Ne olur çocukları sadece anne ve babaları öpmek için kovalasın onları...

Bu sabah uyuyan insanlığı uyandırmak istedim. Sorumsuz yanımdan nefretle uyandım.

Arakan’da yanan, Suriye’de ölen ve dünyanın çatlaklarında sıkışan insanlık çığlığını duymak istemedim.

Bu sabah sadece aşkı düşlemek istedim ve her yoklukta bükülen baba beline kemik olup destek durmak istiyorum. Baba onurun yürüyen neferdir ya bende baba hissiyatına bürünmek istiyorum.

Bu sabah BUSABAH gazetesindeki köşemde insanlık için olan hayalimi yazmak istedim, yüreğimden kopanlarla…

Bu sabah dua olsun istedim… Kanayan insanlığa pansuman olacak küçük yüreğimden kopan kocaman kabul olan bir dua…

Bu sabah tüm yetimlerin yetim yanlarını unutturacak kadar onlara ulaşmak istedim. Sahipsiniz analara oğul olmak, bir yaşlı dedeye minnet duymak istedim

Bu sabah ve bundan sonraki sabahlara hep bir umutla kalksak…

Tanımadığımız insanlara onları sevdiğimizi hissettirecek kadar sevgi dolu gözlerle baksak. Göz nazarı ile konuşsak…

İnsanlık baktığı her şeyde şair edalı olsa ve sevgiyle baksa ya da yeninden gerçek aşka inansak dünya değişir mi acaba?