Söz değil çözüm olun.
Bir şey yapıyormuş gibi görünmekten vazgeçin.
İcraat makamlarını işgal edip insanların zamanını çalmayın.
Çocuklarınız için istediklerinizi başkasının çocukları için de isteyin.
Zira çocuklarınız başkasının çocuklarına reva gördüğünüz hayatları yaşayacak.
Ne demişti Türk Ata?
Hatırlayalım:
Dedenin yediği koruktan torunun dişi kamaşır…
Birine bir faydanızın olacağı yerde hiçbir halta karışmayacaksınız, söz konusu vitrinde boy göstermek olunca protokolün önüne yalı kazığı gibi dikileceksiniz.
Diktirmezler!
Siz hayatını meşru yollarla idame ettirmeye çalışan insanları gayrı meşru yollara zorlayacaksınız, ibre size döndüğünde yaygarayı koparacaksınız. Hedef tahtasına oturtulduğunuzda kıçınız başınız ayrı oynayacak, biliyorum. Son bir hamle kışkırtmaya çalışacaksınız uluorta ki kolluk size yardım etsin.
Ettirmezler!
Psikolojiniz bozulmaya başlayacak. Sessizlik, sessizlik, sessizlik… ne olur biri bana bir şey yapsın da kurtulayım diyeceksiniz. Bakacaksınız ki bir şey olmuyor rahatlamaya başlayacaksınız. Nitekim üzerinden epeyce zaman geçti.
Geçirtmezler!
Her şeyin planladığınız gibi bittiğini sandığınız anda bir de bakarsınız ki hiçbir şey geçmemiş. O zaman yiyeceğiniz kazığı şimdiden yontmaya başlayın. Benden söylemesi…
Bu hafta biraz sert mi oldu? hadi biraz yumuşatalım:
Bir gün ölüm meleği adamın karşısına çıktı ve dedi ki:
– Bugün, senin son günün.
Adam; Ama ben hazır değilim dedi.
Ölüm meleği; Bugünkü listemde, senin ismin ilk sıradadır dedi.
Adam; Peki o zaman… gitmeden önce, gel oturalım beraber bir kahve içelim dedi.
Ölüm meleği peki dedi.
Adam, ölüm meleğine kahve ikram etti ve çaktırmadan onun kahvesine bir kaç uyku hapı attı…
Ölüm meleği kahveyi içti ve derin bir uykuya daldı…
Adam, ölümün listesini aldı ve ismini ilk sıradan silip listenin sonuna koydu.
Ölüm uyandıktan sonra adama şöyle dedi:
– Sen, bugün bana çok şefkatli davrandın. Şefkatinin karşılığında işime listenin sonundan başlayacağım.”
Aklınızdan soru işaretleri eksik olmasın…