Bu kadar değerli bir kurumda bu kadar salaşlık olur mu?

Abone Ol

Bence bu bir skandal! Türkiye’nin hatta dünyanın en iyi taylarını yetiştiren Malatya’nın gözünden sakındığı Sultansuyu Tarım İşletmesi’nde atların kaçması ve büyük bir kaza yaşanması… Şehirlerarası karayolunda böyle saçma sapan bir kaza olması, üstelik bu kadar önemli bir merkezde böyle salaş bir ihmalin olması… Gerçi ihmal mi bilmiyoruz ama bu olayın kabullenebilir herhangi bir tarafının olmadığı kesin!

Sultansuyu Tarım İşletmesi… Türkiye’nin en köklü, en prestijli kamu işletmelerinden biri burası. Her yıl yüzlerce milyon lira değerinde yarış tayları burada yetiştiriliyor. Devletin gözbebeği olması gereken bir kurumdan söz ediyoruz. Ama gelin görün ki bu önemli yapı en temel güvenlik önlemini dahi gözden kaçırabiliyor.

Dün gece neler oldu mutlaka duymuşsunuzdur. Sultansuyu Tarım İşletmesinde bulundukları tavladan kaçan ve şehirlerarası karayoluna çıkan milyonluk taylar eşi benzeri görülmemiş bir kazaya neden oldu.

Ahırlardan onlarca tay kaçıyor, şehirlerarası karayoluna çıkıyor, saatler geceyi gösterirken, Malatya–Kayseri (Ankara istikameti) karayolunda seyir halindeki araçların bir anda önlerinde atlar beliriyor ve sonrası felaket.

O görüntüleri gördüm ama izleyemedim. Araçların altı üstü kan, taylar neredeyse paramparça olmuş. Yoldaki bariyerlere kadar kan bulanmış. Olaya tanık olan herkes de şok içinde. Ve bölgenin en işlek karayolu çift yönlü olarak trafiğe kapatılmış.

Büyük resmi görüyorsunuz değil mi? Kendi kendime dedim ki “Bunu da kimseye kaptırmadık!”

Bu noktada durup sormak zorundayız:

Bu atlar nasıl kaçtı?

Böylesine değerli, böylesine hassas canlıların bulunduğu bir işletmede güvenlik nasıl bu kadar zayıf olabilir?

Bakın ben demiyorum ki “bu bir ihmaldir, bu bir hatadır, bu gözden kaçan bir gelişmedir.” Bu detayına ilişkin herhangi bir şey bilmiyorum.

Ben diyorum ki bunu nasıl yaşarız? Bunun yaşanmasına nasıl izin verilir, bu kadar küçük bir detayı bile kontrol edememek nasıl mümkün?

Sorumlular kim veya kimler?

İlk bilgiler 40’ın üzerinde tayın kaçtığını söylüyordu. Valiliğin resmi açıklamasına göre ise kaçan 19 atın 9’u yakalanabildi, 6’sı karayolunda telef oldu, 4’ü yaralı kurtarıldı. İki vatandaş yaralandı; hayati tehlikeleri yok, çok şükür. Ama ya biraz daha ağır olsaydı? Ya bir aile yok olsaydı?

O zaman ne diyecektik?

Bu olay “talihsizlik” diye geçiştirilemez.

Bu, kurumsal sorumluluk meselesidir.

Bu, kamu malının korunamaması meselesidir.

Bu, insan hayatının riske atılmasıdır.

Sultansuyu Tarım İşletmesi sıradan bir çiftlik değildir. Burası devletin markasıdır. Buradan çıkan her tay, sadece bir hayvan değil; yılların emeği, milyonların karşılığıdır. Böyle bir yerde kapılar, çitler, güvenlik sistemleri “idare eder” mantığıyla yönetilemez.

Valilik “inceleme ve soruşturma başlatıldı” diyor. Elbette başlatılmalı. Ama kamuoyunun beklentisi sadece bir rapor değildir.

Sorumluların net şekilde ortaya konmasıdır.

“Bir daha yaşanmayacak” sözünün lafta kalmamasıdır.

Çünkü dün gece yaşananlar, sadece birkaç tayın kaybı değildir.

Bu, bir kurumun ciddiyet sınavında sınıfta kalmasıdır.