Pazar günü daha çok mücadele eden ve daha çok ihtiyacı olan kazandı.
Futbol onları özlemişti, onlar da futbolu.
Dolu dolu günden kalanları da yazmak bizim görevimiz olsun.
Malatyaspor, Bayrampaşa maçında taraftarının olmadığı boş tribünlere adeta futbol festivali sundu.
Gördük ki; takım ruhu, lig ikincisiyle aradaki 1 puanlık farka göz kulak oluyor.
Gördük ki; futbolun hakkını verdiğiniz zaman, futbol kimseye borçlu kalmıyor.
Gördük ki; alın terine hiç bir şey yanlış yapamıyor.
***
Daha maçın başında Enes’in golü attıktan sonra gördüğü ‘haklı kırmızı kart’ ile takımını yalnız bırakmasının külfetinin ağır olacağını düşündüm. Ama sahada öyle bir takım ruhu ve mücadelesi vardı ki Enes’in yokluğunu fark etmedik bile.
İkinci yarıda Malatyaspor’un 10 kişilik mücadelesine hayran kaldık. Maçın bütününde sahanın her yerine basan, gerektiğinde rakip alanda kendini hissettiren bir takım seyrettik. Tabii ki 10 kişi ile oynamanın bir karşılığı olmalıydı, 3 – 0’lık farklı sonuç sarı kırmızılıların hakkıydı.
***
Bu maç aslında Feyyaz Uçar’ın bugüne kadar söyledikleriyle yaşanılan gerçekler arasında ne kadar çeliştiğinin göstergesiydi. 10 kişi kalmayı mazeret gösterdi sürekli. Bayrampaşa karşısında neredeyse 10 kişi daha iyi oynadık. Emre Toraman’ın kulübeye hapsolmadığında takım için nasıl bir denge olduğunu, Emrah Kol değişikliğiyle oyuna yapılan müdahalelerin ilk kez karşılık bulup sonuca yansıdığını gördük. Tabi bunların yanında Feyyaz Uçar’ın ilk kez doğru işler yaptığına da şahitlik ettik.
Demek ki neymiş: Bir teknik adamın kenardan takıma verdiği katkı azımsanamazmış!
***
Günün özel isimlerine gelince…
Maçın tamamında hiç kopukluk yaşamadan bize sahada 10 kişiyle oynadıklarını hissettirmeyen ve iliklerine kadar mücadele eden Emre Toraman ve Ali Sakal’a özel alkış.
Bir de Osman Fırat…
Bu takımda dibine kadar haksızlığa uğrayan, buna karşılık ağzını açmadan işini yapmaya çalışan, görev verildiğinde aslan gibi mücadele eden karakterli çocuk; helal olsun, sana da kocaman alkış!
Sonuç olarak;
Pazar günü futbolcuların sahada verdikleri mücadeleyi gördükten sonra “Böyle Malatya’ya can kurban” dedim. Özveri muhteşem, sadakat üst düzeydi. Şampiyonluk bu kadar yakımızdayken futbolcuların bunu elinin tersiyle itmesini kimse aklına bile getirmesin.
Bu yolculuktan dönüş yok, şampiyonluk Malatya’ya gelene kadar!