Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un moderatörlüğünü yaptığı BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan “Haftanın Nabzı” programına konuk olan Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Mehmet Bülbüloğlu açıklamalarda bulundu.
“REZERV ALANLAR MALATYA’NIN KURTULUŞU OLDU”
Rezerv alanların Malatya için hayati öneme sahip olduğunu belirten Bülbüloğlu, bu alanlar olmasaydı şehir merkezinde büyük bir kaos yaşanacağını söyledi:
“Rezerv alanlar Malatya’nın kurtuluşu oldu. Eğer bu alanlar olmasaydı, insanlar altyapısı yetersiz bölgelere gidecekti. Mevcut mahallelerde ise kültür, altyapı ve sosyal yaşam zaten vardı.”
“MALATYA BİTTİKTEN SONRA ESKİSİNDEN DAHA GÜZEL OLACAK”
Çarşı merkezindeki dönüşümle ilgili eleştirilere de değinen Bülbüloğlu, hak kaybı yaşanmayacağını savunarak,
“50 metrekare eski bir dükkân yerine 35 metrekare ama depreme dayanıklı, modern bir iş yeri alıyorsunuz. Yollar genişliyor, mimari değişiyor. Malatya bittikten sonra eskisinden çok daha güzel olacak”
dedi.
“ALTI KAT İMAR VERİRSEK ORAYI MAHVEDERİZ”
Bostanbaşı-Yüzakı arasındaki alanla ilgili önerilerini de paylaşan Bülbüloğlu, bu bölgenin düşük katlı, planlı bir şekilde imara açılması gerektiğini belirterek,
“İki katlı, yeşil alanı bol bir yapılaşma Malatya’nın çehresini değiştirir. Altı kat imar verirsek orayı mahvederiz”
ifadelerine yer verdi.
“RİSKLİ YAPILAR TEK TEK TESPİT EDİLMELİ”
Son olarak yetkililere çağrıda bulunan Bülbüloğlu, kentsel dönüşümün yalnızca Malatya’nın değil Türkiye’nin en önemli gündem maddesi olduğunu vurguladı. Kentsel dönüşüm sürecinin plansız ve denetimsiz ilerlemesinin gelecekte çok daha büyük sorunlara yol açacağını dile getiren Bülbüloğlu, özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan şehirlerde bu sürecin ertelenemez olduğunu ifade etti:
“Birincisi arsa problemini çözmemiz lazım. Arsa olmadan konut üretimi olmaz. İkincisi kentsel dönüşümün hızlanması için mevzuattaki eksik düzenlemelerin giderilmesi gerekiyor. Vatandaşı kentsel dönüşüme teşvik edecek, özendirecek mekanizmalar kurulmalı. Üçüncüsü tüm şehirlerimizin deprem master planları hazırlanmalı. Riskli yapılar tek tek tespit edilmeli ve bu yapıların dönüşümü için somut adımlar atılmalı.”
“BU İŞİ SADECE BÜROKRATLARA YA DA SİYASETÇİLERE BIRAKAMAYIZ”
Bu sürece sivil toplum kuruluşlarının, mühendis ve mimar odalarının mutlaka dahil edilmesi gerektiğini söyleyen Bülbüloğlu,
“Bu işi sadece bürokratlara ya da siyasetçilere bırakamayız. Sahada olan mühendisler, mimarlar, müteahhitler bu işin içinde olmalı. Aksi takdirde masa başında alınan kararlar sahada karşılık bulmuyor”
diye konuştu.