BORÇ ŞEHRİN BORCU!

Abone Ol

Yeni Malatyaspor yönetiminin yaptığı mali kongrede kulübün net borcu 26 milyon olarak açıklanmıştı. 3 milyon alacaklı olan kulüp, bunu hesaba dahil ettiğinde borcu 23 milyon liraya indirmişti.

O tarihi mali kongreden sonra ‘habere yorum’ diye bir şeyler yazmış, şehrin olmayan dinamiklerini, kanatsız kanaat önderlerini, ayağı kırık divanını eleştirmiştim.

Bu yazıyı yazmak için de 15 gün bekledim.

Bu mali tablo karşısında benim dışımda, ‘gazeteci arkadaşlar ne yazacak, yorumcular ne söyleyecek, şehrin ileri gelenleri hangi adımları atacak’ diye bekledim.

Malatya kamuoyundan tek satır, tek cümle, tek bir açıklama duydunuz mu?

Duymadınız, duyamazsınız da...

Çünkü şehrimizin böyle bir refleksi artık yok!

*Büyükşehir belediyesi yaklaşık 540 milyon borçla Hacı Uğur Polat’a devroluyor kimseden çıt yok!

*Eskisini 27 milyon lira yüzünden gömdüğümüz Malatyaspor’un yenisini kuruyoruz. 8 senede borç aynı noktaya geliyor yine kimseden çıt yok!

*İnönü Üniversitesi’nden özellikle de Turgut Özal Tıp Merkezi’nden her gün yeni bir değerimiz gidiyor, hastanenin, üniversitenin içi akademisyen anlamında boşalıyor, borç Çelik’ten Kızılay’a 125 milyon olarak devroluyor yine kimseden çıt yok!

Niyaz-i Mısrileri, Eflatun Cemleri, Turgut Özalları, Recai Kutanları, Hamidoları bağrından çıkaran bir şehir nasıl bu kadar vurdumduymaz, sorgulamaz, refleksleri körelmiş, STK’ları iflas etmiş bir hale geldi?

Bakın sevgili hemşehrilerim; değerli ağabeylerim, ablalarım, amcalarım, teyzelerim, büyüklerim, küçüklerim...

Bu şehir bizim. İnönü Üniversitesi’nin borcu da Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin borcu da Yeni Malatyaspor’un borcu da bizim.

Eski rektör Cemil Çelik 125 milyon borçla devretti gitti. Evine arabasına haciz geldi o borcu mu ödüyor sanıyorsunuz?

Ahmet başkan şimdi milletvekili.

Yarın Adil Gevrek de çekip gidecek.

Tıpkı efsane Malatyaspor’un borcu gibi yine biz bu yükle baş başa kalacağız.

İnsanlarımız kendi ceplerinden fiili olarak para çıkmayınca ‘bize ne’ rahatlığındalar.

Oysa Turgut Özal Tıp Merkezi’nin otoparkına arabanızı 1 saat ve üstü koyduğunuzda 7 lira ve üstü ödüyorsunuz.

Peki ya su faturalarınız, mahallenize yapılan kaldırımın paraları...

Bunları şişik bedellerle ödemiyor musunuz?

E bu durumda borç kimin borcu olmuş oluyor?

Büyükşehrin de, üniversitenin de Yeni Malatyaspor’un da borcu bizim borcumuz.

Yani senin Akpınarda esnaf Hasan amca.

Yani senin kuyumcular çarşısındaki Mehmet abi.

Yani senin emeksizdeki Ahmet dayı.

ONUN İÇİN;

Yeni Malatyaspor’un borcundan dolayı şehrin sessiz kalması bir ayıp, Adil Gevrek’ i kolayca suçlayıp işin içinden çıkmaya çalışmak iki ayıp.

Bir Allah’ın kulu çıkıp Adil Gevrek dönemlerinde sportif açıdan Yeni Malatyaspor’u başarısız gösteremez. Ekonomik anlamda yaşanılan sıkıntıyı çözmek de en başta yönetimin sonra şehrin işi.

Yönetim gereksiz ve yanlış transfer yapmayacak. Şehir de kombinesinden maç biletine, lisanslı ürününden passoligine kadar sahiplenecek.

Yerel yönetimler Hacı başkan, Çınar başkan ve Selahattin başkan elini cebine atacak. Bu şehirde kayısı ne kadar önemliyse Malatyaspor da o kadar önemli.

SON ÇAĞRI:

Şehrimiz artık lütfen fabrika ayarlarına dönsün. Ortak akla, istişareye, toplumsal reflekse çok ihtiyacımız var. Bir fast food zincirini İnönü heykelini kapatır diye kapalı çarşının üstüne yaptırmayan, Şeker Fabrikası’nın şehrin ortasında kalmasına rağmen, pancar şekerini sağlıklı bulduğu için sattırmayan bilinci ve Malatyalılık ruhunu yeniden yakalamamız lazım.

Aksi halde hiç kimsenin Kernek’e dikilen yel değirmenine, çevre yolu üzerine yapılan ve karga yuvalarını andıran muşambalı membranlara, borcu kat be kat artan kurumlarımıza, bu borçlardan dolayı yüksek gelen faturalarımıza itiraz etme hakkı yok!